Google

« Önceki | Sonraki »

14/8/2009

Krizde krediyi kesmedi, net kârı yüzde 61 arttı

Krizin etkili olduğu 2009’un ilk 6 ayında toplam kredilerde yüzde 28’lik büyümeyi yakalayan Ziraat Bankası’nın bu dönemdeki net kârı 1 milyar 785 milyon lira oldu

Ziraat Bankası’nın 2009’un ilk 6 aylık döneminde elde ettiği net kâr rakamı, yaşanan krize karşılık 1 milyar 785 milyon lira oldu. Bu rakam geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında net kârda yüzde 61’lik büyümeye işaret etti.
Bankanın toplam aktiflerinin 2009’un haziran ayı sonunda. Bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artış gösterdiği, burada da 117 milyar liraya ulaşıldığı açıklandı.
Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar, ulaşılan rakamlarda, kriz sürecinde tarıma, sanayiye ve bireysel müşterilere kesintisiz olarak sundukları kredi desteğinin önemini vurguladı. 

Kredilerde yüzde 28 artış
Ziraat’in son 5 yıldır sürdürdüğü kâr liderliğini 2009’un ilk altı aylık döneminde de sürdürdüğünü ileten Çağlar, bu dönemde bankanın 2.2 milyar lira brüt kâr elde ettiğini, vergi karşılığı düşüldükten sonraki net kâr rakamının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 61 artarak 1 milyar 785 milyon liraya ulaştığını ifade etti.
“Global dalgalanma ortamında, Ziraat Bankası, belirlediği stratejilerini kararlılıkla uygulamaktadır” diyen Çağlar, şöyle devam etti: “Banka, kredilerdeki büyüme politikasına uygun olarak, reel sektörün, tarım sektörünün ve bireysel müşterilerimizin finansman ihtiyaçlarını kesintisiz olarak karşılamıştır. Bu çerçevede, toplam krediler geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 28 oranında artarak 32.5 milyar liraya ulaşmıştır.”
Çağlar ayrıca, krizin etkilerinin en fazla hissedildiği Eylül 2008-Haziran 2009 döneminde, sektörün toplam kredileri yaklaşık aynı düzeyde kalırken, Ziraat’in kredilerinin yüzde 18 oranında arttığını, sektörün kredi artış tutarı olan 7.5 milyar liralık artışın yaklaşık 5 milyar lirasının Ziraat Bankası tarafından sağlandığını ve bu dönemde kullandırılan kredi hacminin haftalık 1 milyar liranın altına düşürülmediğini anlattı.
Milliyet

5/8/2009

Bu gece Beraat Kandili


Berat Gecesi:
Şaban ayının onbeşinci gecesi "Berat Gecesi"dir. Borçtan, suç ve cezadan kurtulmak anlamını taşıyan Berat, günahlardan kurtuluş gecesi demektir.
İslam inanışına göre bu gece Allah'ın, kendisine yönelip af dileyen mü'minleri bağışlayarak kurtuluş beratı verdiği bir gecedir.
Bu gece Beraat kandili
Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, "Kandil geceleri, Rabbimize, kendimize ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlatır, bu görevlerimizi ihmal edip etmediğimizi sorgulayıp hata ve günahlarımızdan tövbe ederek uzaklaşma imkanı sağlar" dedi.

Bardakoğlu, Berat Kandili dolayısıyla mesaj yayımladı. Bardakoğlu, "kurtuluş, af ve arınma anlamlarına gelen, ayrıca mübarek ramazan ayının da bir müjdecisi olan Berat Gecesi’nin, inananlara, kulluk bilinci ve hesap verme şuuruyla suç ve yanlışlardan kaçınmaları, günahlardan arınmaları ve Yüce Yaratıcı’nın sonsuz rahmet ve merhametine iltica etmeleri gerektiğini bir kez daha hatırlattığını" ifade etti.

Kandil olarak adlandırılan bu gecelerin, insanlara, hızlı bir şekilde geçen hayatta durup düşünme, öze dönme ve günahlarla kirlenen gönül dünyasını temizleme fırsatı sunduğunu vurgulayan Bardakoğlu, mesajında şunları kaydetti: "Bu geceler, Rabbimize, kendimize ve bütün insanlığa karşı sorumluluklarımızı hatırlatır, bu görevlerimizi ihmal edip etmediğimizi sorgulayıp hata ve günahlarımızdan tövbe ederek uzaklaşma imkanı sağlar.

Berat gecesini değerlendirme imkanını bulan herkes, Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’deki ’De ki ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım, Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder.

Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir’ müjdesinin farkına vararak, ümitlerini canlı tutmalı, bağışlama ve bağışlanma duygularını güçlendirmelidir." 

"BU GECE YÜCE RABBİMİZE YAKARMA ZAMANIDIR"- 
Mübarek gün ve gecelerin Kur’an’la buluşma, Hz. Peygamber’in eskimez öğütlerine kulak verme ve O’nun sünneti ile hayat bulma fırsatı olduğunu kaydeden Bardakoğlu, mesajında şunları ifade etti: "Bu gece, Kur’an’ın bizlere öğrettiği ’Rabbimiz, biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz’ gibi dualarla ve Peygamberimizin bu gece bolca yaptığı ’Allah’ım azabından affına, gazabından rızana sığınıyorum, senden yine sana iltica ediyorum. Senin şanın yücedir. Sana yaptığım senayı, senin kendine yaptığın senaya denk bulmuyorum. Sana layık bir surette hamd etmekten acizim’ duasıyla Yüce Rabbimiz’e yakarma zamanıdır.

Bu duygu ve düşüncelerle aziz milletimizin ve yurt dışında yaşayan vatandaş ve soydaşlarımızla birlikte bütün
İslam aleminin Berat Kandili’ni kutlar ve bu gecede yaptığımız ibadet, dua ve yakarışların bizleri istikamet sahibi yapmasını ve insanlığa barış ve huzur getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ederim." 
Milliyet

5/8/2009

Beraat Kandiliniz Mübarek Olsun

Yeni Camii, Eminönü-ist
Allah'ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Beraat kandiliniz kutlu olsun..

22/7/2009

İDEALİ HAFTADA 1, AYDA 4 KİLO VERMEK


Beslenme ve diyet uzmanları, yaz diyetleriyle zayıflamanın daha kolay olduğunu ancak spor veya en azından fiziksel aktivite olmadan yapılacak diyetten başarı beklemenin hayal olacağını belirtiyor.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Mehmet Akman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''yaz diyeti'' yazılarak internette arama yapıldığı zaman yaklaşık 2,5 milyon sonuç elde edildiğini, bu durumun bilgi kirliliğine yol açtığını söyledi.

Şişmanlığın zararları konusunda toplumun bilinçlenmeye başlamasıyla pek çok kişinin de estetik bir vücuda sahip olabilmek için diyet yapmaya başladığını ifade eden Akman, ''Fakat insanımız fiziksel aktivite yapmaya üşeniyor. Çünkü 50 metre mesafeye bile arabayla gidiyoruz, merdivenle çıkmak yerine ikinci kat için bile asansöre biniyoruz'' dedi.

-''HAREKET YOKSA BAŞARI DA YOK''-

Polikliniğe başvurarak diyete başlayan kişilere günde yarım saat yürümelerini tavsiye ettiklerini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Akman, şunları kaydetti:

''Yaz diyetleriyle zayıflamak daha kolaydır ancak spor veya en azından fiziksel aktivite olmadan yapılacak diyetten başarı beklemek hayal olur. Hayatlarına diyetle birlikte fiziksel aktiviteleri de taşıyan kişiler, ayda sağlıklı şekilde 4 kilo veriyor. Pek çok kişi, internet veya kadın dergilerinden okuduğu bilgilerle yaz diyeti yapmaya çalışıyor. Uzman gözetiminde olmadan yapılan diyetin zaten başarı şansı son derece zayıftır. Çünkü kişinin kilosu, yemekten hoşlandığı şeyler, temel beslenme alışkanlıkları, boy uzunluğu, cinsiyeti ve metabolizmasının nasıl çalıştığıyla ilgili bilgi edinmeden kişiye diyet programı uygulanması bırakın yarar sağlamayı bazı sağlık sorunlarına bile neden olabilir.''

Akman, büyük oranda su ve lif içeren karpuzun yazın uygulanacak zayıflama diyetlerinde en çok kullanılması gereken besin maddesi olduğunu, karpuzu yaz diyetleri için hastalarına belli miktarlarda önerdiklerini ifade etti.

-''İDEALİ HAFTADA 1, AYDA 4 KİLO VERMEK''-

Özellikle kitle iletişim araçlarıyla insanlara sunulan diyetlerin hızlı kilo vermeyi vadettiğini belirten Akman, ''Hızlı kilo vermek sağlıklı değildir. Aldığınız enerji miktarı harcadığınız enerjinin altındaysa zaten kilo verirsiniz. Ev ortamında ideal olan haftada 1, ayda 4 kilo vermektir'' dedi.
stargazete.com

22/7/2009

Bu kadarına da pes!


Bursa’da, bir siteye su götüren 27 yaşındaki su dağıtıcısı N.K.’nın asansörde boş damacanayla mastürbasyon yaparken yakalandığı bildirldi.

Bursa’nın Nilüfer İlçesi’nde “Bu kadarına da pes artık” dedirten bir olay yaşandı. Gazete Habertürk'ten Bülent Civanoğlu'nun haberine göre ilçedeki bir sitenin yönetimi, sitenin güvenlik kameralarında ve bilgisayar sisteminde arıza olunca durumu sistemi kuran firmaya bildirdi. Firma yöneticileri, arızayı gidermek için bilgisayarlı sistemi ve güvenlik kamerası kayıtlarını incelemeye aldı. Arızayı belirlemeye çalışan firma, kısa süren çalışma sonunda duyanları şaşkına çeviren bambaşka bir olayı gün yüzüne çıkardı. Bilgisayar firması yetkilileri, sitenin 10’ar katlı bloklarından birinin asansöründe, binaya su getiren firmada çalışan 27 yaşındaki su dağıtıcısı Naci K.’nin yaklaşık 1 dakika boyunca boş damacanayla mastürbasyon yaptığını gördü. Bilgisayar teknikerleri, kayıtları daha da dikkatle incelediklerinde aynı kişinin aynı gün içinde iki kez su getirdiğini; boş damacanayla mastürbasyon yaptığını tespit etti. Firma yetkilileri, durumu hemen site yönetimine bildirdi.


‘ÇEŞMEDEN İÇİYORUM’


Site yönetimi durumu örtbas etmeye çalışsa da site sakinlerinden inşaat teknikeri T.K. güvenlik kamerası görüntüleriyle karakola başvurdu. Yaşanan olayı seyrettiğinden beri şehir şebekesinden su içtiğini söyleyen T.K. Naci K.’den şikâyetçi oldu. İşten çıkarılan N.K., çıkarıldığı savcılıktan tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi. Olayın ardından sitenin içindeki duvarlara ise, su dağıtıcısının çalıştığı firmadan “Bazı nedenlerle” su alınmaması gerektiği yönünde uyarı yazıları asıldı.
Posta

22/7/2009

SEVİŞME SAHNESİ KRİZE NEDEN OLDU


Yönetmenliğini Uğur Yücel'in yaptığı 'Ejder Kapanı' adlı filmin çekimleri İstanbul'da sürüyor. Kenan İmirzalıoğlu'nun başrol oynadığı filmde Nejat İşler ve sevgilisi Berrak Tüzünataç da rol alıyor. Filmde Başkomiser Kenan İmirzalıoğlu'nun çaylak polis sevgilisini oynayan Berrak Tüzünataç, oldukça zorlandı. Rol gereği İmirzalıoğlu'yla sevişme sahnesi olan Berrak, ağlama krizine girdi.







TELEFONLA NEJAT'I ARADI

Sete alkollü bir şekilde giden Berrak'ın, sevişme sahneleri çekildikten sonra Ankara'da başka bir filmin çekimlerinde bulunan sevgilisi Nejat İşler'i telefonla aradığı söyleniyor. Bir ara setten çıkıp, hüngür hüngür ağlayarak bu sahnelerden pişmanlık duyduğunu haykıran Berrak'ı teselli etmek ise sevgilisi Nejat İşler'e düşmüş.

gecce

22/7/2009

'Mata Hari' krizi


Romanya ile komşusu Moldova’nın 2 yıl önce Moldova’da çıkan muhalif ayaklanmasını Bükreş hükümetinin desteklediği iddiası ile gerilen ilişkileri, şimdi de “Mata Hari” skandalıyla kopma noktasına geldi. Geçen hafta, internete düşen otel odasındaki sevişme görüntülerinin ardından istifa etmek zorunda kalan Romanya’nın Kşinev Büyükelçisi Ion Nuica’nın Moldova gizli servisinin komplosuna kurban gittiği öne sürüldü.

Romen İstihbarat Servisi’nin iddiasına göre, Romen Büyükelçi’nin gizlice seks görüntülerini çeken elçilik çalışanı, 2008 yılında Miss Transilvanya güzellikYarışması’nı kazanan 23 yaşındaki Cristina Ursol. Ayrıca Ursal’ın Moldova gizli servisi adına çalışan bir ajan olduğunu iddia edildi. Romen yetkililer Moldova gizli servisinin seks kasedini kullanarak deneyimli Romen diplomattan kendileri için ajanlık yapmasını istediğini ancak büyükelçi buna yanaşmayınca da kasedin basına sızdırıldığı belirtildi. Bu arada Kşinev’de yaşayan Ursal’ın çalıştığı işinden “uygunsuz davranışlar” yüzünden kovulduğu ortaya çıktı.
Posta

22/7/2009

Evliliği ayakta tutmak için aşk yeterli değil!


Evliliği ayakta tutmak için aşkın yeterli olmadığı bilimsel olarak kanıtlandı.

Avustralyalı bilim adamlarının yaptığı araştırma, çiftin yaşları, daha önceki ilişkileri ve hatta her ikisinin birden sigara içip içmediği gibi faktörlerin, evliliklerinin sürüp sürmeyeceğini belirlediğini gösterdi.

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nde görevli bilim adamları, 2001 ile 2007 yılları arasında, evli ya da birlikte yaşayan yaklaşık 2500 çiftle görüştü. Bu görüşmelerde evliliklerini veya birlikteliklerini sürdürenlerle boşanan ya da ayrılan çiftleri bu sonuçlara götüren faktörler araştırıldı.

 "What’s Love Got to Do With It" (Bunun Aşkla Ne Alakası Var) başlıklı araştırma, karısından 9 ya da daha fazla yaş büyük olan ve 25 yaşını bitirmeden evlenen erkeklerin eşlerinden boşanma olasılığının diğerlerine oranla iki kat fazla olduğunu ortaya koydu.

Araştırma, çocukların da bir evlilik ya da ilişkinin uzunluğunu etkileyen faktörler arasında yer aldığını gösterdi. Araştırma, evlenmeden önce, daha önceki ilişkisinden ya da birlikte olduğu kişiden çocuk sahibi olan çiftlerin beşte birinin ayrıldığını gösterirken, bu oranın, evlenmeden önce çocuk sahibi olmayan çiftlerde ise yüzde 9 olduğu görüldü.

Kocalarından daha fazla çocuk sahibi olmak isteyen kadınların boşanma olasılığının da daha fazla olduğunu ortaya koyan araştırmada, çiftin ailelerinin de ilişki üzerinde rolü olduğu belirtildi.

Anne babası ayrılan ya da boşanan kadın ve erkeklerin yaklaşık yüzde 16’sının kendilerinin de boşandığı, bu oranın anne babası ayrılmayanlarda yüzde 10’da kaldığı görüldü.

Araştırma ayrıca, ikinci ya da üçüncü evliliğini yapan çiftlerin ayrılma olasılığının, ilk evliliğini yapanlardan yüzde 90 fazla olduğunu gösterdi.
Evliliğin sürmesinde hiç şüphesiz paranın da rol oynadığı, yoksul ya da kocaları işsiz olan kişilerin yüzde 16’sının ayrıldıklarını söylediği, bu oranın, maddi durumu iyi olan çiftlerde yüzde 9 olduğu bildirildi.

Eşlerden birinin sigara içip diğerinin içmemesi durumunda da ilişkinin başarısızlığa uğraması olasılığının daha fazla olduğu gözlendi.
Çiftin ayrılma olasılığını az etkileyen faktörler arasında, çocuk sayısı ve çocukların yaşları, kadının iş statüsü ve çiftin çalıştığı yıl sayısının yer aldığı belirtildi.
Milliyet

22/7/2009

GÜNÜN SÖZÜ

"Güzel kadın ilahi bir ışıktır. Erkeği aydınlatır."

22/7/2009

Patlıcan sigaranın yerini tutmaz


Sigara 
yasağının başladığı şu günlerde patlıcanın sigaranın yerini tutup tutamayacağı tartışılıyor.

SİGARAYI bırakmak isteyenlerin, nikotin ihtiyacını patlıcandan karşılayabileceği söylentilerinin doğru olmadığını söyleyen Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Op.Dr. İsmail Tamer, “9 kilo patlıcanda, bir çöp sigaradaki nikotin var. Dolayısıyla nikotin ihtiyacını patlıcandan karşılamak mümkün değil. Sigarayı önce ‘Beyinde bırakmak’ gerekir” dedi.

Sigara yasağıyla birlikte internet sitelerinde dolaşan ve ‘Nikotin ihtiyacının patlıcandan karşılanabileceği’ iddiasının doğru olmadığı bildirildi. Dr. İsmail Tamer, patlıcanın insan sağlığı için son derece yararlı olduğunu, ancak nikotin ihtiyacını karşılamasının mümkün olmadığını söyledi. Tamer, “9 kilo patlıcanda bir çöp sigaradaki nikotin var. Yani nikotin ihtiyacının sigaradan karşılanması kesinlikle mümkün değil. Patlıcan, böbrekleri kuvvetlendirir. Ağrılarını giderir. Sigarayı bırakmak isteyenler patlıcanın sapını çiğnesin, ya da patlıcan yesin, nikotin ihtiyacını karşılayarak sigaradan kurtulsun gibi söylemleri kesinlikle yanlıştır” diye konuştu.


SİGARA BIRAKMA MERKEZLERİNE BAŞVURULAR ARTTI

Sigara yasağının başlamasıyla birlikte bırakmak isteyen tiryakilerin sayısının arttığını da belirten Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Op. Dr. İsmail Tamer, şunları söyledi: “Sigarayı bırakmaya karar verenler konuyu önce beyinlerinde çözmeli. Beyin ‘Bırakacağım’ dedikten sonra sigara bıraktırma yöntemlerinden biri uygulanır. Hastanemizdeki sigarayı bırakma polikliniklerimizde psikiyatr ve psikologlarımız terapi yöntemleriyle sigarayı bıraktırıyor. Yasakla birlikte polikliniğimize başvurularda önemli artış yaşandı.”

Milliyet




More Cool Stuff At POQbum.com

Bağlantılarım




Myspace Stuff

Calendar Provided By : SeekCodes.com

Blogcu ile yapıldı