Google

31/3/2009

Festival biletleri satışta

28. Uluslararası İstanbul Film Festivalinin biletleri satışa sunuldu.

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, Akbank'ın sponsorluğunda 4-19 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek festivalde, bu yıl da indirimli bilet uygulaması devam ederken, biletler geçen yılki fiyatlardan satışa çıkarıldı.

Festivalde tam bilet fiyatı 10 TL, Akbank galaları hariç tüm seanslarda öğrenci ile 65 yaş ve üstü için de bilet fiyatı 7 TL olacak. Gala filmlerinin biletleri ise 15 TL olarak belirlendi.

Festivalde, hafta içi gündüz seansları saat 11.00, 13.30 ve 16.00'da ise bilet fiyatları yalnızca 3,5 TL olurken, Türk filmleri de tüm seanslarda yine 3,5 TL'den izlenebilecek.

Festival sponsoru Akbank'ın Axess kart sahipleri, hafta içi gündüz seansları ve Türk filmleri hariç tüm festival filmlerinin biletlerini yüzde 20 indirimle alabilecek.

Bu arada, ''Lale Kart'' sahipleri, festival biletlerini tam 8 TL, indirimli 5,5 TL, gala biletlerini ise 12 TL'den satın alabilecek. Hafta içi gündüz seansları ''Lale Kart'' üyeleri için de yine 3,5 TL olarak belirlendi.

İKSV'nin, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile geçen yıl hayata geçirdiği ''BitamBiöğrenci'' projesi de devam ediyor.

Sinemaseverler, bilet satın alırken ''BitamBiöğrenci'' diyerek zor imkanlarda büyüyen 3 ya da 10 çocuğun da İstanbul Film Festivali'ne katılımını sağlayabilecek.

Sinemaseverler, biletlerini Beyoğlu'nda Emek ve Atlas ile Kadıköy'de Rexx sinemalarında açılacak ana gişelerden ya da Biletix'ten satın alabilecek.

31/3/2009

Yengeç kıskacı"nda adaleti aramak


Senaryosunu da Özgentürk'ün yazdığı filmin temel çıkış noktası,  tarihçi Halil İnalcık'ın Sabancı Üniversitesi'nde, öğrencileriyle birlikte yürüttüğü ve daha sonra da kitaplaştırdığı bir araştırma. 

"Eğer filmde bir hata varsa o benimdir, iyi olan ne varsa oyuncularımındır" diyen Özgentürk filmini hurriyet.com.tr'ye anlattı. 

Yengeç Oyunu, bir anlamda bir "Eskişehir filmi". Oyuncu kadrosunun büyük bir bölümü Eskişehir'de eğitim alan genç oyuncular. Film için pek çok şehir gezdiğini anlatıyor Özgentürk. Sonunda Eskişehir'de karar kılmış. Nedenini de şu sözleriyle anlatıyor."Bütünlüğü olan bir şehir aradım. Kamerayı bir yere koyuyorsunuz. O yönde çekim yapıyorsunuz. Sonra başka bir yöne döndüğünüzde o sahne ve atmosfer ile ilgisi olmayan görüntüler ortaya çıkıyor. Eskişehir'de böyle bir mimari kirlenme yok. Yani öyle bir şehre ihtiyacım vardı. Daha doğrusu gecekondu mimarisinin hakim olduğu ilkel, kaba bir yer olmasını istemedim." Bu noktada Yılmaz Büyükerşen've Anadolu Üniversitesi rektörü Fevzi Sürmeli'nin de adını anmadan geçmiyor usta yönetmen.

SU GİBİ AKTI GİTTİ

YENGEÇ

 
       OYUNU

Ali Özgentürk, filmini çekerken kafasında hep tek bir düşünce olduğunu sözlerine ekliyor: "Su gibi aktı"...Bu düşünce hiç aklından çıkmamış usta yönetmenin. "Su gibi akan bir yolculuğa çıktım. Aslında bir ara filmin adını da böyle koymayı düşündüm" diyen Özgentürk gülerek ekliyor: "Ama hurriyet.com.tr okurları filmin adının Yengeç Oyunu olmasını tercih etti." Hürriyet

9/4/2008

70 Ülkeden sonra İSTANBUL'DA

                    

 

 

Karton adam İstanbul’a geliyor!

Ünlüleri taklit eden Ennio Marchetto, BKM’de sahneye çıkacak.
Kağıtlardan hazırladığı rengarenk kostümler ve o kostümler içinde ünlüleri taklit eden Ennio Marchetto, 8-15 Nisan tarihleri arasında BKM’de sahneye çıkacak.
Saniyeler içinde Mona Lisa’dan Marilyn Monroe’ya, Elvis Presley’den Britney Spears’a dönüşen, her şeyi sahnede yapan ve kağıttan kostümleri içinde kılıktan kılığa giren Ennio, Avustralya’dan Güney Afrika’ya, Fransa’dan Singapur’a, Amerika’dan İskandinavya’ya kadar 70 ülkede gösteri yaptı. Ennio’nun İstanbul gösterisinde, Ajda Pekkan ve Müslüm Gürses’i sahneye taşıyacak.

9/4/2008

“SARI YAPRAKLAR” AĞLATIYOR…

66666666666666.jpg

 

“SARI YAPRAKLAR” AĞLATIYOR…

Aşk Nağmeleri Konserleri… 

Murat YANAN ve Tuğyan YILDIZ ikilisinin Duru Tiyatro’da sahneledikleri “Aşk Nağmeleri” adlı konserde sergiledikleri performans izleyenlerden ve otoritelerden tam puan aldı.
Sözü ve müziği Murat YANAN’ a ait olan şarkılardan özellikle “Sarı Yapraklar” adlı parçada izleyiciler, sanatçıları dakikalarca ayakta alkışlıyor ve göz yaşlarına hakim Olamıyorlardı.

Gördükleri ilgi üzerine bir sonraki konserlerini, 1 Mayıs Perşembe gecesi Duru Tiyatro’da sergileyerek, sanatseverlerle buluşacaklardır.

Tiyatro Duru
0216 338 56 36/ 86

9/4/2008

YENİDEN SAHNELERDE

ATA DEMİRER SHOW

 

ATA DEMİRER SHOW

“ATA DEMİRER” YENİDEN SAHNEDE!

Geçen yıl başladığı yeni gösterisine, rahatsızlığı nedeniyle uzun bir ara vermek zorunda kalan Ata Demirer, yeniden sahnede!

Ayağındaki rahatsızlık nedeniyle, sahneden uzak kalan sanatçı, 6 ay sonra, seyircinin karşısına çıkmanın heyecanı içinde.

Demirer, Türkiye’den manzaralar, özel tipler ve müzikal geçişlerle yeni gösterisinde de kendi tarzını sürdürüyor.

20 Mart Perşembe 21:00 / Bkm
25 Mart Salı 21:00 / Bkm
04 Nisan Cuma 21:00 / Bostancı Gösteri Merkezi
11 Nisan Cuma 21:00 / Anadolu Gösteri Merkezi Ankara
12 Nisan Cumartesi 21:00 / Anadolu Gösteri Merkezi Ankara

6/12/2007

ONLAR ÜNLÜYDÜ

Onlar bir zamanlar çok ünlüydü

7

 Bir zamanlar hayran olduğunuz, TV'de göreceğiniz günü iple çektiğiniz

 ünlü yıldızların şimdi nasıl olduklarını biliyor musunuz.

Köpeğiyle oynayan bu sevimli küçük kız yaşı 35 ya da 40'ın üzerinde olanların çocukluk kahramanlarından Laura Inglass.

Yine Küçük Ev adlı diziden bir kare. Fotoğraftaki pembe elbiseli küçük kız ailesinin görme yeteğini kaybeden küçük kızı Mary.

Harika bir diziydi.İngılslar  çok iyi insanlardı.
Baba Çarls ve anne Karolin melek gibi insanlardı.
Lora ve Mery adlı kızları ve köpekleri ile harika bir hayatları vardı.
Evde birbirleriyle hiç kavga etmez, sofraya duasız oturmaz, dua

etmeden uykuya yatmazlardı.
Her pazar temiz pak giyinip at arabalarına binip kiliseye gidişlerini

 izlerdik.
Çarls askılı pantolon giyer, kovboy şapkası takardı; kızların bezden

 beyaz şapkaları vardı.
Bakkalın sarı bukleli şımarık kızından ne kadar da farklılardı.
Tipik bir Amerikan kasaba ahlakı pazarlamasıydı.
Galiba küçük kız Mery göremez olmuştu.
Lora şimdilerde 40'ını aşmış olmalı.
Baba Çarls (Bonanza'ların küçük oğlu Co) ise çoktan vefat etti.

Mary'yi canlandıran Melissa Sue Anderson bugün 45 yaşında.

1980'lerde televizyonlar aracılığıyla elrimize konuk olan Walton Ailesi'nin oglu Küçük John o dönemde herkesin sevgilisiydi. Dizideki olaylar da onun günlüğü aracılığıyla anlatılıyordu.

1980'lerde yayınlandığında hayatı bile durduran Dallas dizisinin acılı ve alkolik kadını Sue Ellen milyonlarca kişinin kalbini sızlatırdı.

DALLAS

Ceyar'ın acı sonu
Pembe dizilerin öncüsü...
Entrikaların en başdöndürücüsü...
Jenerik başlayıp da cam kaplama gökdelenler göründü mü, ışığa koşan sinekler gibi yapışırdık ekrana...
Galiba bu kadar seksapeli olan bir diziyi ailece ilk seyredişimizdi.
Teksaslı petrolcü Yuving'lerin hayatı bizimkinden önemli hale gelmişti.
Eve giren, ailenin tüm fertlerini isim isim sayarak selamlar, sonra gider köşede bekleyen şişeden kendine bir buzlu viski koyardı.
Önder Somer'den sıkılmış, aradığımız kötü adamı Ceyar'da bulmuştuk.
O, büyük düşünür; kızları değil, dünyayı ağına düşürürdü.
Hepimiz daha az vahşi bir petrolcü olan Bobi'den yanaydık. Ama para için her şeyi mübah gören Ceyar'ın ihtirası her zaman daha çok işe yarardı.
Nitekim yıllar sonra geldi, "Yaşasın kötülük" devrinin ödülünü alırcasına bizim Petrol Ofisi reklamlarında oynadı.
Para kazanırdı ama ne fayda; annesi Bayan Eli'yi deli etmişti; karısı Su Elın alkolik olup çıkmıştı.
İşin tuhafı, bunlar bize dert olurdu. Ekrana dalıp gittiğimizde "Dallas hırsızı" denen bir hırsız türü evimize dadanırdı; Dallas saati kimsenin gözü başka bir şey görmez olduğundan o saatte soygun yapan hırsızlara öyle denir olmuştu.
12 Eylül'ün hemen ertesinde gazeteler Ceyar'ı vuranın kim olduğunu açıklamak için telefon hatları açmışlardı. Halkımız sokaklarda öldürülen evlatlarının katillerinden daha çok merak ediyordu Ceyar'ın katilini...
Televizyonun nasıl bir gözbağcılık olduğunu o zamanlar fark etmeye başlamıştık.
Ama ne oldu: Dünya Ceyar'a da kalmadı. Annesi Bayan Eli, babası Cek, üvey babası Kleytın Farlov kahırlarından öldüler.
Kendisi de köşedeki bardan viskileri yuvarlaya yuvarlaya alkolik oldu. Karaciğeri çöktü; şimdi hastalıklarla boğuşuyor.

Bugün bile hala kötülük denilince akla ilk gelen isimlerden biri JR Ewing. Dallas'ı hiç izlememiş olanlar bile kötü birinden bahsederken onun adını söylüyor.
Dizinin kötü adamı JR'ı canlandıran Larry Hagman bugün artık 76 yaşında.
1980'lerin başında San Francisco Sokakları'nda suçluların peşinde koşturan bu gözüpek dedektife o günlerde herkesin gözdesiydi.
Bu dedektifi canlandıran Michael Douglas bugün 63 yaşında.

Kaynak:Hürriyet,Milliyet

6/11/2007

Çemberlitaş'ın altındaki sır

Çemberlitaş'ın altındaki sır

Pek çok tarihi kaynakta, İmparator Konstantin'in annesi Helena tarafından Kudüs'ten getirilen çok sayıda kutsal emanetin ve Hz. İsa'nın çarmıha gerildiği haçın Çemberlitaş'ın altında yer alan odaya koydurduğu belirtiliyordu. Konuyla ilgili oluşturulan uzman bir heyet tarafından yapılan arkeolojik tetkikler ve radyo dalgaları sonucunda elde edilen grafikler sayesinde, Çemberlitaş altında bulunan odaların resmi çizildi.


5 nolu Anıtlar Yüksek Kurulu Başkan Yardımcısı, 'İstanbul'un İlkleri ve Enleri' adlı kitabın yazarı İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Faruk Göncüoğlu, 'Hristiyanlığa ait kutsal bazı eşyalar'ın Çemberlitaş'ın altında olduğuna inandığını söyledi. Kutsal Kase'nin bir efsane olduğunu, ancak bu isim altında Hristiyanlığa ait kutsal sayılan bazı emanetlerin kastedildiğini belirten Göncüoğlu, 'Hz. İsa'ya ait bazı eşyaların ve çarmıha gerildiği haçın Çemberlitaş'ın altında olduğu, sadece Osmanlı kaynaklarında değil, daha eskiye ait Roma ve Bizans kaynaklarında da var. Çemberlitaş, aslında bu özelliğiyle Hıristiyanlar için Vatikan'dan daha kutsal bir yapı. Çünkü Vatikan sadece Katolik mezhebinin saydığı bir yer ancak Çemberlitaş tüm Hıristiyanların peygamber kabul ettiği Hz. İsa'nın kutsal emanetlerinin saklı olduğu yer' dedi.

Çemberlitaş'ın altındaki odalarla ilgili pek çok efsane dinlediğini belirten Eminönü Belediye Başkanı Nevzat Er, bu tür büyük anıtların altında mutlaka kutsal bazı figürler saklandığını ifade etti. Nevzat Er, 'İstanbullular çok fazla bilmese de, burası Hıristiyanlar için Kutsal Emanetlerin bulunduğu bir ziyaret yeri. Çemberlitaş'ın tepesindeki Apollon heykelinin fırtınada yok olmasından sonra buraya haç yerleştirilmesi de anıtın dini yönden hayli önemli kabul edildiğini gösteriyor. Bu tür büyük anıtların altında mutlaka kutsal bazı figürler saklandığına tarihte çok tanık olunmuştur. Büyük bir ihtimalle Çemberlitaş'ın altında da Kudüs'ten getirilen Hırıstiyanlığa ait emanetler bulunuyor. Bu müthiş bir abide. Osmanlı tarihçisi Hezarfen Hüseyin Çelebi'nin yazdığı ve diğer tarihi kaynaklarda, 17. yüzyılda Hz. İsa'ya ait bazı şeylerin buraya getirildiğine dair önemli bilgiler var' dedi. Çemberlitaş'ın altında bazı kesimlere açılan sarnıçların bulunduğunu kaydeden Er, '1. Dünya Savaşı'ndan sonra hazine avcılarının, buranın altına girmek için tünel kazdıklarını biliyorum. Neyi aradıklarını bilemem, ama önemli birşeyin peşinde oldukları kesin. Osmanlı da buranın önemini kavramış, sahip çıkmış ve korumuştur' diye konuştu.

'Kutsal Kase palavra'
Vatikan İstanbul Temsilcisi Georges Marovitch de konuyla ilgili daha önce verdiği demeçte: 'Roma'da ve Kudüs'te de Kutsal Haç Kilisesi vardır ve bu haçın bazı parçaları da burada sergilenir. Haç'ın parçalarının İstanbul'a getirilip, Çemberlitaş'ın altına gömüldüğüne de inanırız. Ancak biz Kutsal Kase'ye inanmıyoruz. Bize göre Kutsal Kase palavradır' şeklinde konuşmuştu.

Konstantin şerefine dikildi
Çemberlitaş, M.S. 330'da başkentin Roma'dan İstanbul'a nakli sebebiyle, şehrin ikinci tepesindeki büyük oval meydanın ortasına, Konstantin'in şerefine dikilmişti. Form Konstantin diye bilinen meydan sütunlu galerilerle çevriliydi. Çemberlitaş dönem dönem gördüğü zararlar yüzünden orijinalinden daha kısa olarak günümüze gelebilmiştir. İlk dikildiğinde üstünde Büyük Konstantin'in heykeli bulunurdu. Daha sonra doğal afetlerde zarar gören sütunu dönemin İmparatoru Manuel Kommennos onardı. Sütunun porfir blokları zamanla ve yangınlardan çatladığı için demir çemberlerle çevrilmiştir.

Kaynak: Yeni Şafak




More Cool Stuff At POQbum.com

Bağlantılarım

 

 


Myspace Stuff

Calendar Provided By : SeekCodes.com

Blogcu ile yapıldı