Google

« Önceki |

22/7/2009

GÜNÜN SÖZÜ

"Güzel kadın ilahi bir ışıktır. Erkeği aydınlatır."

12/5/2009

Buzlu Su İçerek Formda Kalın!

buzlu-suYaz mevsimi yaklaştıkça, forma girmek ve fazla kilolardan kurtulma telaşı başlar. Günlük temponuzu aksatmadan ve sağlığınızı riske atmadan kilo verebilmeniz mümkün.

Yetişkin bir kadının günlük kalori ihtiyacı 2200 kaloridir. Sebze ağırlıklı beslenmek ve kahvaltı yapmak kalori gereksinimi karşılar.  Tabii ki soslu makarnalar, et yemekleri ve baştan çıkaran tatlılar nedeniyle 2200 kalorinin üzerinde alımlar gerçekleşebiliyor. Fazladan aldığınız kalorileri yakmak için pratik bir önerimiz var; buzlu su içmek.
Su içmek vücut sağlığı için en gerekli besinlerden biridir. Besin olarak kabul edilmesinin nedeni 0 kalori olması ve tokluk hissi vermesidir. Diyet yaparken sağlıklı kilo vermek için günde 2 litre su içmeniz gerekir. İçtiğiniz her bardak suyun için bir miktar su ekleyerek toplamda 200 kalori yakabilirsiniz.
Buzlu su içtiğinizde vücut ısısında bir düşüş gerçekleşir ve sonucunda serinleme hissi yaşarsınız. Vücudunuz tekrar eski ısıya ulaşabilmek için beyne yeni enerji mesajı gönderir. Beyin bu mesajı yerine getirerek vücudun daha fazla kalori yakarak ısı üretmesini sağlar. Bu minik hileyle günde ekstra 200 kalori yakabilirsiniz.
Su içmeyi sevmiyorsanız tatlandırmak için bardağın içine bir dilim limon ekleyebilirsiniz. Fazla su içmenin vücutta şişkinliğe yol açtığına dair iddialar vardır. Aksine yetersiz su içildiğinde vücutta şişkinlikler oluşur. Susuz kalan vücutta toksin üretimi gerçekleşir ve şişer. Bu nedenle bol su içmek vücuttaki zararlı toksinlerin atılmasında da faydalıdır.
Elbette ki yalnızca buzlu su içmek kilo vermenizi sağlamaz. Düzenli beslenmeli, hoşlandığınız türde spor yapmalısınız.

12/5/2009

Anne' ye Mektup

Biliyor musun en çok mektuba başlamam gereken hitap şeklinde zorlandım. Bir başlasam sonu gelecekti eminim! Ama sıradan sözcükleri hiç yakıştıramadım sana, yapmacık sözlere konduramadım seni... Sonra sana hiç mektup yazmadığım aklıma geldi, içim burkuldu, canım acıdı...

Bu mektubu sana gurbetten yazıyorum; sesine sözüne hasret, yüzüne hasret, sıcağına hasret gönlümle başlıyorum mektubuma. Seni o kadar çok özledim ki; Meğer hiç bir kucak seninki kadar sıcak değilmiş, hiçbir acı senin yokluğuna bedel değilmiş. Hiç ama hiçbir hasret senin özlemin kadar yakmazmış içimi.

En acısı, dost bildiklerim, yâr seçtiklerim toplanıp bir araya gelseler, senin çeyreğin bile edemezmiş. Bilsen ne zor bunları itiraf etmek kendime ve sana... Gurbet bile gururumu söndüremedi. Hâlâ gururlu, şımarık, küçük kızınım. Hayır, hayır yavrunum. 'Ben artık bir genç kızım, başkalarının yanında bana yavrum deme.' derken bile böyle düşünüyordum inan. Şimdi içten bir seslenişine, Yavrum! hitabına öyle ihtiyacım var ki...

Hatırlıyor musun? İlk yürümeye başladığım anları anlatırken ellerimi bırakmadığın için sana kızdığımı, hırslandığımı ve bir an önce yürümek istediğimi söylerdin. Şimdi sakın bırakma ellerimi, anneciğim. Evimizin yumuşak halıları değil yürüdüğüm yollar, bir düşersem halim yaman. Ellerini, sevgini, duanı, desteğini ve sıcağını hiç esirgeme benden.

Hani küçükken en çok kimi seviyorsun diye sıkıştırıp dururdum seni. Ağzından "Seni!" cevabını alana kadar bırakmazdım eteklerini... Seni ablamdan, abimden ve babamdan kıskanırdım. Hâlâ büyüyemedim, hem şimdi daha çok kıskanıyorum. İçindeki sevgiyi ve gözlerindeki derin şefkati yalnız benim için sakla...

Ama yapamazsın değil mi? Ana yüreği dayanmaz... Senin sevgin hepimize yeter, ana olunca ben de anlarım değil mi? Aslında en çok bu huyunu seviyorum. Adaletini ve yufka yürekliliğini, anne şefkatini... Fakat hâlâ babam işe giderken boşalan yatağını en çok benim hak ettiğimi düşünüyorum.

Seni öyle özledim ki!..

Telefon bile dindirmiyor içimdeki hasreti. Gurbetin yağmurları, söndürmeye yetmiyor içimde büyüyen ateşi... Beni buralara yollarken, "Daha güçlü ol!" diyordun ya, sana kavuşunca öyle bir sarılacağım ki, gücüme şaşacaksın. Sevgimin gücünü sen de anlayacaksın.

Yılların yükünü çekmiş, yorgun ama dimdik omuzlarını özledim.

Dolaplarımı düzenlerken, eşyalarıma bakıp bakıp ağladığın duyuyorum. Yahut arkadaşlarımla konuşurken gözlerinin dolduğunu... İçim acıyor ama bilsen nasıl seviniyorum. Yokluğuma alışamamış olman, mest ediyor beni...

Puslu gözlüm, dert ortağım! İnan içim içimi yiyiyor, ya bitmezse gurbet geceleri, ya geçmezse hasret saatleri, ya vuslat ateşiyle bindiğim mavi tren getirmezse beni... Uzar da yollar kavuşamazsam sana, ya özlem alışkanlık olur da unutursan beni.

Ama beni unutmaman için hep dağınık bırakacağım odamı. Söylene söylene toplarken, yine gözyaşların ıslatacak eşyalarımı. Babam yine dalga geçecek, anlatacak bir bir ağladığını. Ya ben...

Arkadaşlarım çınlatacak odamın duvarlarını, hep anne kokan ilâhilerle... Güçlü ol demiştin ya, ben de yorganı çekmeden başıma hiç ama hiç ağlamayacağım. Ama sonra, Allah ne verdiyse...

Anneciğim! Gözyaşlarım söndüremez içimde yanan ateşi... Çünkü yokluğun, bilmem kaç nüfuslu şu kocaman şehirde kendini yapayalnız hissetmek gibi, imkânsız bir şeyi diz çöküp de Yaradan'dan dilemek gibi.. En azaplı günahlardan sonra sızlayan vicdanım gibi...

Gül kokulum, puslu gözlüm!

Sakin sensiz, sevgisiz ve duasız bırakma beni... Sevgilerle...
alıntı

12/5/2009

Anne'M in Kokusu

Anneler hep aynı kokar dedi bir dost ve bana ilham kaynağı oldu. Teşekkür ederim Ferda'cım!...
 
Anne'M;
Ne güzel bir kelimedir bu. Ne kadar da büyük anlam taşır sırtında. Canım Anne'M... Öyle özlemişim ki seni,  içime doyasıya çektiğim kokun, tenime sinmiş. SAnnemen kokuyorum sanki buram buram. Daha küçücüktük, "Herşeyi bil kızım" dedin, "Yaptığın bana ise, öğrendiğin kendine." Sen nasıl bir Anneymişsin ki bana herşeyi öğrettin. Beni kimseye mahçup etmedin. "Ah, ahh kızım, ben nelere katlandım." dedin, sabretmeyi öğretti bana. Torunlarını sevdiğin de ne kadar da üzülürdüm, "Anne'M artık beni sevmiyor mu yoksa?" diye. İçten içe iç geçirirdim. Anlamamışım Anne'M. Senin yerin ayrı derdin de, hep duymazdan gelmişim...
Anne'M;
Sen Allah'ın nasıl bir lutfusun ki benim Anne'M olmuşsun. Nasıl da sabırla bekledin benim büyümemi, uslanmamı? Kaç sefer canını yaktım Anne'M. İnan ben hatırlamıyorum. Kaç sefer mahçup ettim seni. Onca şeye rağman kim affedebilirdi ki.
Anne'M;
Çiçek kokulu Anne'M. Canım Anne'M...

7/5/2009

Mükemmel Kadın Olmayın!

Mükemmel kadın denildiğinde aklınıza ne gelir? Toplumun ve yaşamın üstüne yapıştırdığı tüm sıfatları eksiksiz yerine getiren kadın!

İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat, sevgili ve daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur? Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar!

Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında, iyi bir iş yapmış olmaz. Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın, karşısındaki erkeğin genetiğini bozar.

İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır. Mükemmel kadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şey bırakmaz. Armut piş, ağzıma düş! İlişkiler, paylaşım olmadan büyümez. Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba ile doğru orantılıdır. Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne, evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğinin farkında değildir. Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir. Eşinin işlerini üstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini bir şekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur.

İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri genellikle hayal kırıklığı ile biter. En çok aldatılan, terk edilen kadınlar, kusursuz kadınlardır. Neden aldatıldıklarını anlayamazlar. Üstelik, eşlerinin seçtikleri kadınlar, kendilerinden çok daha vasıfsız olanlardır. Benim neyim eksikti? Bu cümlenin cevabı havada kalacaktır, hatta şok etkisi bile yaratabilir ama eksik olan kusurdur.

İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur. Mükemmel kadın, eşinin yapacaklarını üstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. Çaba göstermek, uğraşmak için ortada sebep bırakmaz. Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş, doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar.

Çevrenizdeki insanları bir düşünün. İçlerinde, mükemmel olduğuna inandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok mu? Dışarıdan bakıp, dört dörtlük kadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin. Hazır bir hayat. İlk başlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düze ve boş bir yaşam şeklini alır. İnsani egonuz zarar görür.

Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir. Sürekli başkaları için yaşamak, onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek ve hazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar. Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz. Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymet bilinmez.

Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir. Eşini, çocuğunu, kendini hatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar. İlişkiler paylaştıkça değer kazanır ve keyif verir. Mükemmel kadın mutlu olamaz. Başkalarının hayatını düzenlerken, kendine ait bir yaşamı unutur.

İnsan dediğin kusurlu olur. Hataları, yanlışları ile var olur. Mükemmellik, insana ait değildir. Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın. Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.

31/3/2009

Anne sütü yetmezse bebeğe ne verilmeli


Bebeklik çağında beynin çok hızlı geliştiği, bu nedenle enerjiye çok fazla ihtiyaç duyduğu, anne sütü olmadığında ise bebeklere hekim kontrolünde pekmez verilebileceği bildirildi.

Gıda Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Ramazan Çelebi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, içeriğinde organik asitler, mineral maddeler ve vitaminler bulunan pekmezin, sağlıklı yaşam için önemli bir besin kaynağı olduğunu ifade etti.

Çelebi, 100 gram pekmezde bulunan kalori miktarının 575 gram süte, 150 gram ekmeğe, 195 gram ete eşdeğer olduğunu, pekmezdeki şekerin yüzde 80'i glikoz ve fruktoz halinde bulunduğundan, bebeklerin beslenmesinde pekmezin çok önemli bir role sahip olduğunu vurguladı.

Bebeklik çağında beynin çok hızlı geliştiğini, bu nedenle enerjiye çok fazla ihtiyaç duyduğunu, bebeğe yeterli glikoz verilmediği takdirde ise beyin gelişmesinde duraklama veya yetersizlik görülebildiğini dile getiren Çelebi, ''Anne sütü olmadığında, bebeklere hekim kontrolünde pekmez verilebilir'' diye konuştu.

Kana karışması çok kolay ve beynin tek enerji kaynağı olan glikozun, pekmezde yeterince bulunduğuna işaret eden Çelebi, ''Bu yüzden çocukların sağlıklı gelişmesinde pekmez büyük önem taşımaktadır'' dedi.

Çelebi, pekmez yendiği zaman vücudun yaklaşık 30 dakika gibi kısa bir sürede enerji kazandığını, enerjiye acil ihtiyacı olan sporcu veya ağır işçilere pekmez verilmesi durumunda kısa sürede bu insanların enerji ihtiyacının karşılandığını vurguladı.

-PEKMEZ, İYİ BİR DİYET GIDASI-

Protein açısından fakir olan üzüm ve pekmezin bu özelliği sayesinde iyi bir diyet gıdası olduğuna dikkati çeken Çelebi, pekmezin çinko ve fosfor bakımından da zengin olduğunu, bu nedenle vücudu çinko ve pekmeze ihtiyaç duyan hamile ve emziren kadınlar için de büyük yarar sağladığını vurguladı.

Pekmezin içindeki potasyumun ise kalp atışlarının düzenlenmesine yardımcı olduğunu anlatan Çelebi, pekmezin, vücutta oluşan toksik maddelerin atılması ve alkali-asit dengesinin sağlanması için de kullanılabileceğini ifade etti.

8/1/2009

Kremlere servet harcamayın


 

Hayalinizdeki cilde sahip olmak için cazip kozmetik ürünlerine
servet harcamak zorunda değilsiniz


 Işıl ışıl parlayan, gergin ve pürüzsüz bir cilt için en pahalı olanları değil,
cilt tipine uygun türü seçmeye özen gösterin. Unutmayın! Doğru bir
bakımla ve doğru ürünlerle hayalinizdeki cilde kavuşabilirsiniz.

                 

Normal cilt

Görünümü şeffaf nem ve yağ durumu dengeli, gözenekler kapalı ve
pürüzsüz bir cilt tipidir.

     

Kullanılabilecek ürünler                 

 Krem veya süt  tipi temizleyici oranı  normal tonik, hafif bir nemlendirici
 ve peeling krem.

     

Kuru cilt

Görünümü mat, yağ salgılaması normalin altında ve nem oranı düşük bir
cilt tipidir.. gözenekler ufak ve kapalıdır.

                       

Kullanılabilecek ürünler

Krem veya süt  tipi temizleyici, alkolsüz tonik, yoğun bir nemlendirici,
nem ve yağ depo edici maskeler, peeling krem.

 

Karma cilt

T bölgesi yağlı, yanaklar ve göz çevresi daha normal ve kurudur. Nemsizlik
 söz konusu olabilir.  Yağlı kısımlarda gözenekler açık olabilir.  Yağlı
kısımlarda gözenekler açık olabilir, siyah nokta ve sivilce görülebilir.
 
Diğer bölgelerde gözenekler kapalıdır.

 

Kullanılabilecek ürünler

Süt ve jel tipi temizleyici, alkol oranı düşük tonik, cildin ihtiyacına göre
nemlendirici, temizleyici, sıkılaştırıcı maskeler, peeling krem.

 

Hassas cilt

Deri, damarları gösterecek kadar incelmiştir. Kızaran, kaşınan  dalga dalga
olan  ve yanan bir cilt türüdür. Kötü koşullara hemen reaksiyon gösterir.
Susuz ve çok gerilen ciltlerdendir.

 

Kullanılabilecek ürünler

Süt tarzı temizleyici, alkolsüz tonik ve hassasiyet giderici bakım kremi.

 

Yağlı cilt

Görünümü parlak ve yağlıdır. Gözeneklerinin içi dolu ve açık siyah noktalı
sivilceye müsait cilt tipidir.

 

Problemsiz yağlı cilt

Cilt parlak, nem oranı normal, gözenekler açık ve içleri genellikle siyah
noktalıdır.

 

Kullanılabilecek ürünler

Jel tipi temizleyici, alkollü tonik, çok hafif nemlendirici, temizleyici,
sıkılaştırıcı maskeler ve peeling krem.

            

Yağlı hassas ciltler

Cilt yağlı olmasına rağmen nemsizdir. Geniş gözenekler boş da olabilir. 
Derim hassasiyetle bağlı hafif kırmızıdır; pul pul kalkabilir.

 

Kullanılabilecek ürünler

Süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, çok hafif nemlendirici, hassaiyet
giderici kremler, pomatlar, hassasiyet giderici ve yağ dengeleyici maskeler.

 

Sivilceli - akneli yağlı cilt

Yağ salgısı normalin üstünde olduğundan devamlı parlayan bir cilttir.
Sivilce, akne ve siyah noktalar yoğundur. Gözenekler genişlemiş ve içleri
 dolmuştur. Nem oranı normaldir.

 

Kullanılabilecek ürünler

Akne, mutlaka bir dermatolog denetiminde, medikal olarak tedavi
 edilmelidir. Medikal tedaviye ek olarak günlük bakımda verilebilecek
ürünler; sabun veya jel tipi temizleyici , alkol oranı yüksek tonik, çok
hafif nemlendirici, temizleyici ve sıkılaştırıcı maskeler.

15/4/2008

DEKOLTE KURBANI

 

Çocukların en sevdiği kitapların başında gelen Harry Potter serisinin yazarı J.K.Rowling'in başına bakın ne geldi?

Geçtiğimiz günlerde İngiliz Edebiyatı Ödül törenine katılan fantazi-çocuk kitabı yazarı J.K. Rowling, derin göğüs dekolteli elbisesinin azizliğine uğradı.

Törende mor saten elbisesiyle boy gösteren J.K. Rowling, şıklığıyla olduğu kadar, başına gelen tatsız bir kazayla gündeme geldi.

Daily Mail gazetesinde yer alan habere göre bir anda dekoltesinden göğsü görünen Rowling'in üzerinde bir el belirdi. Objektiflerden korumak için uzanan el, yayımcısı Mark Huthinson'a aitti.

Rowling önce ne yapacağını bilemedi, ancak daha sonra üzerini düzelterek durumu kurtarmaya çalıştı. Huthinson'un Rowling'e yardım etmek için göğsüne dokunduğu anın fotoğrafı ise paparazziler için eşi bulunmaz bir malzeme oldu.



Sadece birkaç ay önce yeni çocuk kitabının tanıtımı için bir konferansa katılan Rowling, yine açık yakasının kurbanı olmuş ve sutyeni görünmüştü. Alelacele dekoltesini toplamaya çalışan yazar, ödül töreninde de yine herkesin gözleri önünde elbisesini düzeltti.

ÖDÜLÜNÜ ALDI

İngiliz Edebiyatı Ödül töreni'nin kuşkusuz en önemli ödülü de J.K. Rowling'e verildi. 'Yaşam boyu onur ödülü' alan Rowling, ödülünü yayımcısı Mark Huthinson'la paylaştı.

Geceye birbirinden ünlü isimler katılırken, edebiyatın çeşitli alanlarında verilen ödüller sahiplerini buldu.

VATAN

15/4/2008

KÖTÜ YAKALANDI...

Milyoner iş kadını üstsüz yakalandı

Amerika'lı aktör Christian Slater ve Tamara Mellon sahilde güneşlenirken paparazilere yakalandı. Kendisini takip eden kameraları farketmeyen, dünyaca ünlü Jimmy Choo ayakkabı firmasının sahibi Tamara, bikinisini çıkartırken görüntülendi.

 

 

 

 

 

VATAN

31/3/2008

DAHİ COÇUKDU

13 yaşında bir matematik dehasıydı. O yaşta Oksford'da okuyordu. Şimdi saati

130 sterlinlik bir hayat kadını.

 

Henüz 13 yaşındayaken Sufia Yusuf bir matematik dehasıydı. 13 yaşında olmasına Dahi çocuktu hayat kadını oldu

rağmen Oksford Üniversitesi ona kapılarını açtı. Çocuk yaşta Oksford'da okuyan

dahi çocuk Sufia Yusuf, gazetelerin manşetlerindeydi.

Müthiş zekasıyla hayranlık uyandıran küçük Sufia, şimdi 23 yaşında ve bir hayat kadını.

İnternet üzerinden kendisini pazarlıyor. Saati 130 sterlin. 10 yıl içinde gelişen dramın

sorumlusu ise babası Faruk Yusuf çıktı.

Londra'da yaşayan Pakistan göçmeni, matematik öğretmeni olan babasının taciz ve

 baskılarına dayanamayan küçük Sufia, 15 yaşında evden kaçtı ve malum hayata başladı.

 Babası ise, evde matematik dersi verdiği öğrencilerinden, yaşları 13-14 olan iki kıza

 tacizden tutuklandı.





More Cool Stuff At POQbum.com

Bağlantılarım

 

 


Myspace Stuff

Calendar Provided By : SeekCodes.com

Blogcu ile yapıldı