GÜNÜN SÖZÜ
"Güzel kadın ilahi bir ışıktır. Erkeği aydınlatır."
« Önceki |
"Güzel kadın ilahi bir ışıktır. Erkeği aydınlatır."
Yaz mevsimi yaklaştıkça, forma girmek ve fazla kilolardan kurtulma telaşı başlar. Günlük temponuzu aksatmadan ve sağlığınızı riske atmadan kilo verebilmeniz mümkün.
Biliyor musun en çok mektuba başlamam gereken hitap şeklinde zorlandım. Bir başlasam sonu gelecekti eminim! Ama sıradan sözcükleri hiç yakıştıramadım sana, yapmacık sözlere konduramadım seni... Sonra sana hiç mektup yazmadığım aklıma geldi, içim burkuldu, canım acıdı...
Bu mektubu sana gurbetten yazıyorum; sesine sözüne hasret, yüzüne hasret, sıcağına hasret gönlümle başlıyorum mektubuma. Seni o kadar çok özledim ki; Meğer hiç bir kucak seninki kadar sıcak değilmiş, hiçbir acı senin yokluğuna bedel değilmiş. Hiç ama hiçbir hasret senin özlemin kadar yakmazmış içimi.
En acısı, dost bildiklerim, yâr seçtiklerim toplanıp bir araya gelseler, senin çeyreğin bile edemezmiş. Bilsen ne zor bunları itiraf etmek kendime ve sana... Gurbet bile gururumu söndüremedi. Hâlâ gururlu, şımarık, küçük kızınım. Hayır, hayır yavrunum. 'Ben artık bir genç kızım, başkalarının yanında bana yavrum deme.' derken bile böyle düşünüyordum inan. Şimdi içten bir seslenişine, Yavrum! hitabına öyle ihtiyacım var ki...
Hatırlıyor musun? İlk yürümeye başladığım anları anlatırken ellerimi bırakmadığın için sana kızdığımı, hırslandığımı ve bir an önce yürümek istediğimi söylerdin. Şimdi sakın bırakma ellerimi, anneciğim. Evimizin yumuşak halıları değil yürüdüğüm yollar, bir düşersem halim yaman. Ellerini, sevgini, duanı, desteğini ve sıcağını hiç esirgeme benden.
Hani küçükken en çok kimi seviyorsun diye sıkıştırıp dururdum seni. Ağzından "Seni!" cevabını alana kadar bırakmazdım eteklerini... Seni ablamdan, abimden ve babamdan kıskanırdım. Hâlâ büyüyemedim, hem şimdi daha çok kıskanıyorum. İçindeki sevgiyi ve gözlerindeki derin şefkati yalnız benim için sakla...
Ama yapamazsın değil mi? Ana yüreği dayanmaz... Senin sevgin hepimize yeter, ana olunca ben de anlarım değil mi? Aslında en çok bu huyunu seviyorum. Adaletini ve yufka yürekliliğini, anne şefkatini... Fakat hâlâ babam işe giderken boşalan yatağını en çok benim hak ettiğimi düşünüyorum.
Seni öyle özledim ki!..
Telefon bile dindirmiyor içimdeki hasreti. Gurbetin yağmurları, söndürmeye yetmiyor içimde büyüyen ateşi... Beni buralara yollarken, "Daha güçlü ol!" diyordun ya, sana kavuşunca öyle bir sarılacağım ki, gücüme şaşacaksın. Sevgimin gücünü sen de anlayacaksın.
Yılların yükünü çekmiş, yorgun ama dimdik omuzlarını özledim.
Dolaplarımı düzenlerken, eşyalarıma bakıp bakıp ağladığın duyuyorum. Yahut arkadaşlarımla konuşurken gözlerinin dolduğunu... İçim acıyor ama bilsen nasıl seviniyorum. Yokluğuma alışamamış olman, mest ediyor beni...
Puslu gözlüm, dert ortağım! İnan içim içimi yiyiyor, ya bitmezse gurbet geceleri, ya geçmezse hasret saatleri, ya vuslat ateşiyle bindiğim mavi tren getirmezse beni... Uzar da yollar kavuşamazsam sana, ya özlem alışkanlık olur da unutursan beni.
Ama beni unutmaman için hep dağınık bırakacağım odamı. Söylene söylene toplarken, yine gözyaşların ıslatacak eşyalarımı. Babam yine dalga geçecek, anlatacak bir bir ağladığını. Ya ben...
Arkadaşlarım çınlatacak odamın duvarlarını, hep anne kokan ilâhilerle... Güçlü ol demiştin ya, ben de yorganı çekmeden başıma hiç ama hiç ağlamayacağım. Ama sonra, Allah ne verdiyse...
Anneciğim! Gözyaşlarım söndüremez içimde yanan ateşi... Çünkü yokluğun, bilmem kaç nüfuslu şu kocaman şehirde kendini yapayalnız hissetmek gibi, imkânsız bir şeyi diz çöküp de Yaradan'dan dilemek gibi.. En azaplı günahlardan sonra sızlayan vicdanım gibi...
Gül kokulum, puslu gözlüm!
Sakin sensiz, sevgisiz ve duasız bırakma beni... Sevgilerle...
alıntı
en kokuyorum sanki buram buram. Daha küçücüktük, "Herşeyi bil kızım" dedin, "Yaptığın bana ise, öğrendiğin kendine." Sen nasıl bir Anneymişsin ki bana herşeyi öğrettin. Beni kimseye mahçup etmedin. "Ah, ahh kızım, ben nelere katlandım." dedin, sabretmeyi öğretti bana. Torunlarını sevdiğin de ne kadar da üzülürdüm, "Anne'M artık beni sevmiyor mu yoksa?" diye. İçten içe iç geçirirdim. Anlamamışım Anne'M. Senin yerin ayrı derdin de, hep duymazdan gelmişim...Mükemmel kadın denildiğinde aklınıza ne gelir? Toplumun ve yaşamın üstüne yapıştırdığı tüm sıfatları eksiksiz yerine getiren kadın! İyi bir eş, anne, dişi, seksi, ev hanımı, iş kadını, dost, evlat, sevgili ve daha birçok şey olan mükemmel kadın, neden mutsuz olur? Çünkü bu kadınlar başkaları için yaşarlar! Bir ilişkide kadın, eşinin hayatını gereğinden fazla kolaylaştırdığında, iyi bir iş yapmış olmaz. Her sorunu çözebilen, sorumlulukları üstünde taşıyan, düzeni koruyan ve bunun için insanüstü çaba gösteren kadın, karşısındaki erkeğin genetiğini bozar. İnsan doğası almaya, tüketmeye eğilimlidir ve rahata çabuk alışır. Mükemmel kadın, her konuda başarılı olduğundan, karşısındakine yapacak bir şey bırakmaz. Armut piş, ağzıma düş! İlişkiler, paylaşım olmadan büyümez. Kadın ve erkeğin gelişimi, yaşamın getirdiği sorumluluklar, dersler ve çaba ile doğru orantılıdır. Çocuğunun okul ödevlerini kendisi yapan bir anne, evladının öğrenmesini ve yeteneklerini geliştirmesini engellediğinin farkında değildir. Aynı durum ilişkilerde de geçerlidir. Eşinin işlerini üstlenen, yapması gerekenleri onun yerine yapan, beceremediklerini bir şekilde halleden mükemmel kadın, mutsuz olmaya mahkumdur. İşin garip tarafı, bu yapıdaki kadınların ilişkileri genellikle hayal kırıklığı ile biter. En çok aldatılan, terk edilen kadınlar, kusursuz kadınlardır. Neden aldatıldıklarını anlayamazlar. Üstelik, eşlerinin seçtikleri kadınlar, kendilerinden çok daha vasıfsız olanlardır. Benim neyim eksikti? Bu cümlenin cevabı havada kalacaktır, hatta şok etkisi bile yaratabilir ama eksik olan kusurdur. İlişkiler paylaşım üzerine kuruludur. Mükemmel kadın, eşinin yapacaklarını üstüne aldığında, zaferlerini de elinden almış olur. Çaba göstermek, uğraşmak için ortada sebep bırakmaz. Heyecanı, hevesi kalmayan bir eş, doğal olarak gidip, kendini göstereceği, yaratacağı başka ortamlar arar. Çevrenizdeki insanları bir düşünün. İçlerinde, mükemmel olduğuna inandığınız ama hala neden evlenemediğini ya da mutsuz bir ilişkisi olduğunu anlayamadığınız kişiler yok mu? Dışarıdan bakıp, dört dörtlük kadın dediklerinizle birlikte yaşadığınızı hayal edin. Hazır bir hayat. İlk başlarda çok keyifli gelse de, zaman içinde son derece sıkıcı, tek düze ve boş bir yaşam şeklini alır. İnsani egonuz zarar görür. Mükemmellik, kendinden vazgeçmek demektir. Sürekli başkaları için yaşamak, onların ihtiyaçlarını gidermek, onların sevdiklerini seçmek ve hazırlamak, hep başkalarını düşünmek, mükemmel kadını kişiliksiz kılar. Kendi hayatından vazgeçmek, saçının her telini süpürge etmek, gereksiz özveri ve fedakarlık göstermek, karşı taraftan alkış ve takdir almaz. Düzenli olarak bunlar yapıldığı için, görevmiş gibi algılanır ve kıymet bilinmez. Kusursuz ve mükemmel olmak, sadece zarar verir. Eşini, çocuğunu, kendini hatta dostlarını bile zor bir psikolojik sürece sokar. İlişkiler paylaştıkça değer kazanır ve keyif verir. Mükemmel kadın mutlu olamaz. Başkalarının hayatını düzenlerken, kendine ait bir yaşamı unutur. İnsan dediğin kusurlu olur. Hataları, yanlışları ile var olur. Mükemmellik, insana ait değildir. Kusursuz veya mükemmel kadın olmayın. Bu sizi ancak, ruhsal köle ve yaşam hizmetçisi yapar.

Bebeklik çağında beynin çok hızlı geliştiği, bu nedenle enerjiye çok fazla ihtiyaç duyduğu, anne sütü olmadığında ise bebeklere hekim kontrolünde pekmez verilebileceği bildirildi.
Gıda Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Ramazan Çelebi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, içeriğinde organik asitler, mineral maddeler ve vitaminler bulunan pekmezin, sağlıklı yaşam için önemli bir besin kaynağı olduğunu ifade etti.
Çelebi, 100 gram pekmezde bulunan kalori miktarının 575 gram süte, 150 gram ekmeğe, 195 gram ete eşdeğer olduğunu, pekmezdeki şekerin yüzde 80'i glikoz ve fruktoz halinde bulunduğundan, bebeklerin beslenmesinde pekmezin çok önemli bir role sahip olduğunu vurguladı.
Bebeklik çağında beynin çok hızlı geliştiğini, bu nedenle enerjiye çok fazla ihtiyaç duyduğunu, bebeğe yeterli glikoz verilmediği takdirde ise beyin gelişmesinde duraklama veya yetersizlik görülebildiğini dile getiren Çelebi, ''Anne sütü olmadığında, bebeklere hekim kontrolünde pekmez verilebilir'' diye konuştu.
Kana karışması çok kolay ve beynin tek enerji kaynağı olan glikozun, pekmezde yeterince bulunduğuna işaret eden Çelebi, ''Bu yüzden çocukların sağlıklı gelişmesinde pekmez büyük önem taşımaktadır'' dedi.
Çelebi, pekmez yendiği zaman vücudun yaklaşık 30 dakika gibi kısa bir sürede enerji kazandığını, enerjiye acil ihtiyacı olan sporcu veya ağır işçilere pekmez verilmesi durumunda kısa sürede bu insanların enerji ihtiyacının karşılandığını vurguladı.
-PEKMEZ, İYİ BİR DİYET GIDASI-
Protein açısından fakir olan üzüm ve pekmezin bu özelliği sayesinde iyi bir diyet gıdası olduğuna dikkati çeken Çelebi, pekmezin çinko ve fosfor bakımından da zengin olduğunu, bu nedenle vücudu çinko ve pekmeze ihtiyaç duyan hamile ve emziren kadınlar için de büyük yarar sağladığını vurguladı.
Pekmezin içindeki potasyumun ise kalp atışlarının düzenlenmesine yardımcı olduğunu anlatan Çelebi, pekmezin, vücutta oluşan toksik maddelerin atılması ve alkali-asit dengesinin sağlanması için de kullanılabileceğini ifade etti.
Işıl ışıl parlayan, gergin ve pürüzsüz bir cilt için en pahalı olanları değil, Normal cilt Görünümü şeffaf nem ve yağ durumu dengeli, gözenekler kapalı ve Kullanılabilecek ürünler Kuru cilt Görünümü mat, yağ salgılaması normalin altında ve nem oranı düşük bir Kullanılabilecek ürünler Krem veya süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, yoğun bir nemlendirici, Karma cilt T bölgesi yağlı, yanaklar ve göz çevresi daha normal ve kurudur. Nemsizlik Kullanılabilecek ürünler Süt ve jel tipi temizleyici, alkol oranı düşük tonik, cildin ihtiyacına göre Hassas cilt Deri, damarları gösterecek kadar incelmiştir. Kızaran, kaşınan dalga dalga Kullanılabilecek ürünler Süt tarzı temizleyici, alkolsüz tonik ve hassasiyet giderici bakım kremi. Yağlı cilt Görünümü parlak ve yağlıdır. Gözeneklerinin içi dolu ve açık siyah noktalı Problemsiz yağlı cilt Cilt parlak, nem oranı normal, gözenekler açık ve içleri genellikle siyah Kullanılabilecek ürünler Jel tipi temizleyici, alkollü tonik, çok hafif nemlendirici, temizleyici, Yağlı hassas ciltler Cilt yağlı olmasına rağmen nemsizdir. Geniş gözenekler boş da olabilir. Kullanılabilecek ürünler Süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, çok hafif nemlendirici, hassaiyet Sivilceli - akneli yağlı cilt Yağ salgısı normalin üstünde olduğundan devamlı parlayan bir cilttir. Kullanılabilecek ürünler Akne, mutlaka bir dermatolog denetiminde, medikal olarak tedavi
Hayalinizdeki cilde sahip olmak için cazip kozmetik ürünlerine
servet harcamak zorunda değilsiniz
cilt tipine uygun türü seçmeye özen gösterin. Unutmayın! Doğru bir
bakımla ve doğru ürünlerle hayalinizdeki cilde kavuşabilirsiniz.
pürüzsüz bir cilt tipidir.
ve peeling krem.
cilt tipidir.. gözenekler ufak ve kapalıdır.
nem ve yağ depo edici maskeler, peeling krem.
söz konusu olabilir. Yağlı kısımlarda gözenekler açık olabilir. Yağlı
kısımlarda gözenekler açık olabilir, siyah nokta ve sivilce görülebilir.
Diğer bölgelerde gözenekler kapalıdır.
nemlendirici, temizleyici, sıkılaştırıcı maskeler, peeling krem.
olan ve yanan bir cilt türüdür. Kötü koşullara hemen reaksiyon gösterir.
Susuz ve çok gerilen ciltlerdendir.
sivilceye müsait cilt tipidir.
noktalıdır.
sıkılaştırıcı maskeler ve peeling krem.
Derim hassasiyetle bağlı hafif kırmızıdır; pul pul kalkabilir.
giderici kremler, pomatlar, hassasiyet giderici ve yağ dengeleyici maskeler.
Sivilce, akne ve siyah noktalar yoğundur. Gözenekler genişlemiş ve içleri
dolmuştur. Nem oranı normaldir.
edilmelidir. Medikal tedaviye ek olarak günlük bakımda verilebilecek
ürünler; sabun veya jel tipi temizleyici , alkol oranı yüksek tonik, çok
hafif nemlendirici, temizleyici ve sıkılaştırıcı maskeler.
13 yaşında bir matematik dehasıydı. O yaşta Oksford'da okuyordu. Şimdi saati
130 sterlinlik bir hayat kadını.
|
Henüz 13 yaşındayaken Sufia Yusuf bir matematik dehasıydı. 13 yaşında olmasına rağmen Oksford Üniversitesi ona kapılarını açtı. Çocuk yaşta Oksford'da okuyan dahi çocuk Sufia Yusuf, gazetelerin manşetlerindeydi. İnternet üzerinden kendisini pazarlıyor. Saati 130 sterlin. 10 yıl içinde gelişen dramın sorumlusu ise babası Faruk Yusuf çıktı. baskılarına dayanamayan küçük Sufia, 15 yaşında evden kaçtı ve malum hayata başladı. Babası ise, evde matematik dersi verdiği öğrencilerinden, yaşları 13-14 olan iki kıza tacizden tutuklandı. |