Google

| Sonraki »

7/5/2009

KANSER OLASILIĞINI AZA DÜŞÜRÜN - Melatonin‏

 
Melatonin denilen hormon beyinde ve sadece 23:00 ile 05:00 saatleri arasında salgılanan bir hormondur. Hormonun temel görevi vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlamak. Jetlag denilen hadisenin sebebi de bu hormon. Hormon diğer aktioksidan tesirlerini de güçlendiriyor, kanserli hücrelere karşı koruma sağlıyor, Üreme sistemiyle bağlantısından tutun da yorgunluk, isteksizlik gibi durumlarin nedenlerini de oluşturabiliyor. Su anda bu hormon yaşlanmayı geciktirici etkisinden dolayı da üzerinde önemle durulan bir hormon. İşin can alıcı noktalarından birisi hormonun çocuklar üzerindeki tesiridir. Avrupada lösemili ve kanserli çocuk sayılarının artmasından sonra yapılan araştırmalar sonucunda ailelerden  çocuklarını kesinlikle karanlık bir ortamda yatırmaları isteniyor. Çünkü melatoninin güçlü salgilanmasını n kansere karşı koruyucu etkisi olduğu biliniyor. Ancak bu hormon ışığa duyarlı. Deneylerde uyuyan kişinin hormon salgısı izlenirken ışığın açıldığında hormonun azaldığı, karanlıkta yoğun olarak salgılandığı tesbit edilmiş. Bilimsel bir gerçek. Lütfen karanlıkta yatın ve çocuklarınız uyurken ışığı kapatın .. Unutmayın körlerde kanser olma oranı 0' a yakındır.
 


 

Ayrıca geceleri , televizyon, bilgisayar ve cep telefonu vb. elektronik aygıtların  olmadığı ya da prize takılı bulunmadığı bir ortamda uyumaya çalışın, prize takılı olan aygıtlar siz uyurken,  enerjinizden çalar ve zinde kalkmanızı zorlaştırır.  (Dolayısıyla da 2 saatte alacağınız uykuyu 4 saatte alırsınız.) 

7/5/2009

Cep Telefonu ÇOK ÖNEMLİ LÜTFEN OKUYUNNN- hayatimiza mal olabilir

ASLA ELEKTRIK PRIZINE BAGLI BIR CEP TELEFONUNU KULLANMAYIN!!!!!!!!!!!!!

Cep telefonunuz şarj olsun diye elektrik pirizindeyken bir çağrı alırsanız, önce fişini çekin, sonra konuşun. Elektrik pirizinde takılıyken, hem şarj olsun hem de konuşayım demeyiniz.


BUNU UNUTMAYIN VE HAYATINIZDA UYGULAYIN. ÇÜNKÜ BİR ÇOK KİMSE HALA DAHA CEP TELEFONU PRİZE TAKILIYKEN HEM TELEFONU ŞARJ EDİP, HEM DE KONUŞMAYA DEVAM EDİYOR. LÜTFEN BUNU YAPMAYIN........... 

Bu yaziyi dikkatlice okuyun umarim bunu siz yapmiyorsunuzdur! , bir telefona
sarj   ettiginiz surece dokunmayin, caldiginda kabloyu cikarmadan cevap vermeyin!
bir kac gun once birisi evde telefonunu sa! rj
ediyordu. bu sirada bir arama geldi ve o da yanitladi, telefon hala prize bagliydi; birkac saniye sonra elektrik telefonun icine girdi ve genc adam kotu bir bicimde yere firlatildi. ailesi odaya geldiginde, onu bilincsiz, nabzi cok dusuk ve parmaklari yanmis olarak buldular. hemen acile goturuldu fakat yolda hayatini kaybetti. cep telefonlari cok kullanisli bir icat olabilir ama olume sebep olabilecegini bilmek gerekir.
 
ASLA ELEKTRIK PRIZINE BAGLI BIR CEP TELEFONUNU KULLANMAYIN.   LUTFEN.

7/5/2009

2009 EL KİTABI

SAĞLIK:
1. Çok su için.
2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de
dilenci gibi yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok ve

fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
4. 3 E ile yaşayın -- Energy, Enthusiasm, and Empathy (enerji,

heyecan ve duygu paylaşımı).
5. Meditasyon, yoga ve dua yapacak zaman yaratın.
6. Daha çok oyun oynayın.
7. 2008’de okuduğunuzdan daha fazla kitap okuyun .
8. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.
9. 7 saat uyuyun.
10. Hergün 10-30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken
gülümseyin.
KİŞİLİK:
11. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların
seyahatinin ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikrin yok.
12. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere veya şeylere

sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi olumlu şekilde şu an için harcayın.
13. Fazla abartmayın. Sınırlarınızı bilin.
14. Kendinizi çok ciddiye almayın. Kimse yapmıyor.
15. Kıymetli enerjini gevezelikle, dedikoduyla boşa harcama.
16. Uyanık iken daha fazla hayal kurun.
17. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır.


18. Geçmiş meseleleri unutun. Partnerinizin geçmiş hatalarını
hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.
19. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok

kısadır. Kimseden nefret etmeyin.
20. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
21. Senden başka hiç kimse senin mutluluğundan sorumlu

değildir.
22. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada

olduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip
giden ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam
ettiği eğitim programının bir parçasıdır.
23. Daha fazla gülümseyin ve gülün.
24. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı

fikirde olmamak için anlaşın.
SOSYAL YAŞANTI:
25. Ailenizi sık arayın.
26. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin.
27. Herkesi herşey için affedin.
28. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit
geçirin.
29. Hergün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız en az 1

kişiye “GÜNAYDIN” deyin.
30. Başkalarının senin hakkında ne düşündüğü seni
ilgilendirmez.
31. Hasta olduğun zaman işin sana bakmamalı. Arkadaşların

bakmalı. Onlarla temasta olun.
HAYAT:
32. Doğru şeyi yapın!
33. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan herşeyden uzak
durun.
34. TANRI herşeyi iyileştirir.
35. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir.
36. Nasıl hissettiğinizin önemi yok, haydi kalkın, giyinin ve
ortaya çıkın.
37. En iyisine henüz sıra gelmedi.
38. Sabah canlı olarak uyandığınız zaman, bunun için ALLAH'a 
şükredin.
39. Maneviyatınız daima mutludur. Öyleyse mutlu olun

7/5/2009

Beyni genç tutmak için

İngiliz The Times gazetesi, Oxford ve Harvard üniversitesi bilimadamları nın
“beyni genç tutmak” üzerine yaptığı araştırmaları yayınladı. Zinde bir beyin için:
 
Terleyin: Egzersiz, verimli çalışmak için bol oksijene ihtiyaç duyan beyin
hücrelerinin gıdası gibidir. Böylece beynin öğrenme ve hatırlama becerisi güçlenir.
Balık yiyin: Yüksek Omega-3 içeren sardalya ve ton gibi yağlı balıkları tüketmek
zekayı attırır. Konsantrasyon ve okuma yeteneğini geliştirir. B vitamini ve protein
açısından zengin besinler de seratonin içerdiği için beyindeki iletişim hızlanır.
Lavanta koklayın: Lavanta kokusu işe konsantrasyonu artırır. Özellikle öğle aralarında,
çalışmaya başlamadan önce lavanta koklayın.
Mola verin: Uzun ve aralıksız çalışma saatleri ters etki yaparak beynin verimini düşürür.
Araştırmalar her 40 dakikalık çalışmadan sonra 20 dakikalık ara vermenin, sonraki
40 dakikaya hazırlanmak için gerekli olduğunu savunuyor.
İyi bir uyku çekin: Gece 7-8 saatlik uyku beyin performansını en üste taşır.
Ayrıca gün ortasında 30 dakikalık bir kestirme beynin şarj olmasını sağlar.
Sakız çiğneyin: Sakız çiğneme beyne giden kanı yüzde 20 artırıyor. Böylece
hafızayı kuvvetlendirip, stresi azaltıyor.
Su için: Yüzde 80’i su içeren beynimiz su içmediğimizde küçülüyor. Bu sebepten
her gün 1.5- 2 litre arasında su içmek gerekiyor.
Kırmızıya bakmayın: Kırmızı görmek özellikle sınavda başarıyı düşürüyor ve
öğrencide motivasyon düşüklüğü yaratıyor.
Seks yapın: Orgazmla sonuçlanan bir seks veya hamilelik süreci, kadınların
beyinlerindeki prolaktin hormonunun ve beyin hücrelerinin artmasını sağlıyor.
Sıcak çikolata için: Yatmadan önce içilecek bir bardak sıcak çikolata zekayı
arırıyor. Kakao özellikle yaşlıların zihnini açıyor.
Rock dinleyin: Araştırmalar rock müziğin de, klasik müzik kadar öğrenmeyi ve
konsantrasyonu artırdığını gösterdi.
Rahatlayın: Rahat bir yere oturup gözlerinizi kapayın ve ayaklarınızdan boynunuza
kadar tek tek kaslarınızın gevşediğini hissedin. Gerginliği atmak, sınavdaki başarınızı
yükseltecektir.
Yetenek geliştirin: 6 yaş grubu üzerinde yapılan araştırmalara göre müzik ve
resim gibi konularda eğitim gören çocukların IQ’ları daha yüksek oluyor.
Sınırlı teknoloji: SMS ve e-mail’i fazla kullanmak ve çok televizyon seyretmek
zeka seviyesini düşürüyor.
Beyin jimnastiği yapın: Akıl oyunları oynayarak, bulmaca ve zeka testleri çözerek
beyninizi zinde tutabilirsiniz.
Alkol almayın: Alkol beyin hücrelerini öldürerek, öğrenme ve hafıza bölgesine zarar verir.

31/3/2009

Mesir macunu


469 yıllık mesir macunununun öyküsü


Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim'in eşi, Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Ayşe Hafsa Sultan'ın iyileştirilmesi için dönemin ünlü hekimi Merkez Efendi tarafından 41 çeşit baharat karıştırılarak elde edilen mesir macunu 469 yıldır üretiliyor.

Manisa'yı Mesiri Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık,  yaklaşık 500 yıllık geçmişe sahip mesir macununun dünyada eşine az rastlanan geleneklerden olduğunu belirterek, dernek olarak bu geleneği devam ettirdiklerini kaydetti.

Mesir macununun Manisa protokolü tarafından yıllarca bavul ticaretiyle yurt dışına çıkarıldığını ifade eden Tanık, geleneği sürdürmek adına elde üretim yapmaya devam ettiklerini söyledi.

Tanık, ne kadar üretim yapılırsa o kadar pazara sahip olunması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:

“Mesir macununu yurt dışına ihraç etmek istediğimiz zaman dünyada gıda standartlarına yönelik birtakım çalışmalar var. Biz de dernek olarak bu standartlara uymak zorundayız. Mesela şimdi mesir macununu elde üretiyoruz. Bu mesir macunu Manisa'da imalathanemizde 15 kadın işçinin elinden çıkıyor. Elde yapıldığı için yapılabilecek günlük üretim bellidir. Ne yapmak lazım, çikolata ambalajlarında olduğu gibi makinede kenar kıvrımları tamamen kapanıyor. İhracata yönelik yapılacak üretimde bu teknoloji kullanılabilir. Yani mamul aynı ancak ambalajı tamamıyla daha kapalı. Avantajları da var, daha hijyenik ve sıcak havada da sızdırmaz olur. İhracat için ayrı bir üretim sistemi kurarak, bununla ilgili makine yatırımı da yapmayı düşünüyoruz. Ancak mesir geleneğinden derneğimiz hiçbir zaman vazgeçmeyecektir. Mesir macunumuzun da artık dışarıda aranan bir ürün haline geldiğini görüyoruz ve bu ürünümüzü dünyanın her yerine göndermek için belirli bir teknolojiyi de uygulamamız gerekiyor.”

Tanık, her yıl 21 Mart nevruz günü başlayan temsili karma törenini takip eden hafta sonunda düzenlenen saçım töreniyle Mesir Festivali'nde final yaptıklarını ifade etti.

Derneğe ait imalathanede görevli 15 kadın işçi tarafından mesir macununun imal edildiğini kaydeden Tanık, mesirin kadınlar tarafından kaynatılmasından kesimine ve paketlenmesine kadar elde yapıldığını, teknoloji kullanılmadan aslına sadık olarak üretildiğini söyledi.
Bu geleneği bozmadan sürdürmek istediklerini bildiren Tanık, şunları kaydetti:

“Saçım dışında piyasaya satışa çıkan ambalajlar, güne uygun şekilde paketlenerek tüketiciye ulaştırılıyor. En büyük özelliğimiz bu geleneği yaşatmak ve bu inanışı sürdürmektir. Derneğimizin kuruluş amacı da budur. Bu olayı ticari olarak düşünmüyoruz. Ticaret ikinci planda yer alıyor. Yıl içinde piyasada satılan mesir macunlarından elde edilen gelirlerin tamamını da Mesir Şenlikleri başta olmak üzere Manisa'nın tanıtımında kullanıyoruz.”

Bu yıl kutlanacak 469. Mesir Festivali'nin yerel seçimlere denk gelmesi ve seçim yasakları nedeniyle yeteri kadar coşkulu olmayacağını düşündüklerini ve festival tarihini ertelediklerini bildiren Tanık, sadece karma töreninin yapıldığını, festivalin ise 20-26 Nisanda yapılacağını söyledi.

“MESİR MACUNUNUN BAŞKA ŞEKLİ OLMAMALI”

Bu yıl yenilik olarak mesir lokumu ürettiklerini söyleyen Tanık, lokumu otantik olarak ahşap ambalajda sunduklarını belirtti.

Mesir lokumunun mesir macunuyla özdeşleştiğini, şekil olarak da üretimde sakınca görmediklerini kaydeden Tanık, mesir lokumunun içine mesir macununda yer alan baharatları koyduklarını söyledi.

Bu baharatları kullanarak şeker veya içecek de yapılabileceğini ancak bunun geleneğe gölge düşürebileceğini savunan Tanık, şöyle konuştu:
“Macunu geleneğinde eskiden olduğu gibi sunarak çok iyi anlatmamız gerekiyor. Ama macunun çeşitlendirilmesinde birtakım yenilikler düşünülebilir. Eskiden sadece çubuk şeklinde saçım mesiri yapılıyordu, oysa şimdi küçük boyda ve kavanozda kaşıkla bal kıvamında yiyebileceğiniz şekliyle de üretiyoruz. Tüketimini kolaylaştırmak amacıyla tüpünü yapıyoruz. Ancak bu ürün çeşitlerimizin hepsi kendi tekniği ve geleneği içerisinde yapılıyor. Dernek olarak mesiri çok fazla şekil ve ürün çeşidi olarak üretmek istemiyoruz.”

MESİR MACUNUNUN TARİHÇESİ

1522 yılında Yavuz Sultan Selim'in eşi, Kanuni Sultan Süleyman'ın annesi Ayşe Hafsa Sultan hastalanınca, dönemin ünlü hekimi Merkez Efendi, 41 çeşit baharatı karıştırarak elde ettiği ürünü Sultan'a yedirdi. Bir süre sonra iyileşen Ayşe Hafsa Sultan, bu macunun her yıl aynı dönemde üretilerek halka saçılmasını buyurdu. Bunun üzerine her yıl nevruz günü 41 çeşit baharat karılarak hazırlanan mesir macunu, Manisa'daki Sultan Camisi'nin kubbe ve minarelerinden halka saçılıyor. Minare ve kubbelerden saçılan ve şifalı olduğuna inanılan mesir macununu kapabilmek için Türkiye'nin çeşitli illerinden Manisa'ya gelerek Sultan Meydanı'nda toplananlar ilginç görüntüler oluşturuyor.

41 ÇEŞİT BAHARAT

469 yıldır içeriği bozulmadan hazırlanan mesir macununun içinde şu baharatlar bulunuyor:

Tarçın, karabiber, yeni bahar, karanfil, çörek otu, hardal tohumu, anason, kişniş, zencefil, tarçın çiçeği, zerdeçal,
Hindistan cevizi, rezene, kebabiye, sinameki, sarı halile, vanilya, darıfülfül, kakule, havlıcan, zulumba, hıyarşembe, safran, iksir, kimyon, galanga, çam sakızı, mirsafi, meyan balı, şamlı şaşlı, limon kabuğu, kremtartar, zağfiran, udülkahır, çöpçini, eskir, tiryak, ravend, limon tuzu, tekemercini tohumu, günbalı.

31/3/2009

İKİ AYDA 10 KİLO


10 damlayla 2 ayda 10 kilo



Zayıflamak isteyenlere müjde! "Beşi bir yerde çayı" ve bitki özleri size mucize yaratacak.

"Beşi bir yerde çayı" ve bitki özleri yöntemi sorunsuz zayıflamak isteyenler için bir alternatif. Vücutta stoklanmış yağların parçalanarak yakılmasını sağlayan bu özel şifalı bitki çayı yemekten önce içiliyor.  Ancak tok tutucu ve yağ yakımını hızlandıran bu içeceğin  faydalı olabilmesi için  içindeki bitkilerin toplanma tarihine ve saklanma şekline dikkat edilmesi gerekiyor. 

Doğal Ürün Uzmanı Volkan Kurt "pratik zayıflama" yöntemi olarak bu özel çayı geliştirdiklerini belirterek, şunlara dikkat çekti:

Canlandırıcı ve  yağları ateşleyici doğal bir aracı  

"Bitki özleriyle doğal kilo vermek  zayıflamanın neredeyse garantisi oldu.  Bu bitki özleri, bitkilerin hormonu sayılıyor.  Bedendeki hormonlara eş değerde bir görevi  olan bu doğal ürün, canlandırıcı ve  ateşleyici doğal bir aracı. Bu uçucu yağ özleri naturel bitkilerin  içinde yer alıyor ve buharla damıtılmak suretiyle çok  katkısız bir yolla  elde ediliyor. Bu bitki özünün içeriğindeki etken maddeler dolaşımı hızlandırıyor.  Sağlık amaçlı olarak da kullanılan bu bitki özleri ve  "Beşi bir yerde çayı"  ile "inatçı" diye bilinen kilolar eriyor. Bitki özü, bir çay bardağına 10 damla damlatılarak içiliyor. 

Bitkilerin öz değeri yitirilmeden       

"Beşi bir yerde" çayının İsim Patent hakkı bizde. Piyasada  " Beşi bir yerde" ismiyle satılan ürünlerin arasında Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı izinli tek ürün ve taklitlerininden sakınılması gerekiyor. Çok sayıda kadın bu sorundan dert yanıyor. Ülkemizin  topraklarında  yetişen bu şifalı bitkiler özellikle seçiliyor ve tam anlamıyla bir "yağ çözme" kaynağı olarak kullanılıyor."

Bu ürüne Herbalium Doğal Bitki merkezlerinden ulaşılabilirsiniz.
Hürriyet

31/3/2009

Belediye otobüsleri bakteri yuvası


BURSA İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Laboratuvarı’nda görevli biyologlar tarafından, ‘Umuma Açık Kullanım Alanları ve İnsanların Temas Ettiği Yüzeylerden Bulaşma Etkeni Bakteriler’ adı altında yapılan araştırmada, ortak kullanım alanlarında yoğun bakteriye rastlandı.

Özellikle belediye otobüslerindeki tutunma demirleri, internet kafelerdeki mouse ve klavyelerle hamamlardaki terliklerin, bakterilerin en yoğun bulunduğu yerler olduğu belirtildi.

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Laboratuvarı’ndan Biyologlar İsmail Hakkı Arık, Sinan Çakmak ve Nahit Horasan tarafından yapılan araştırma kapsamında, belediye otobüsleri, cep telefonları, hamam (sauna) ve internet kafelerden (maus, klavye, masa vb.) 20 numune alındı. Alınan numuneler 5 gün süreyle, 24 saat ve 48 saatlik periyodlar halinde laboratuvarda incelendi. Ortak kullanım alanlarında yoğun bakteriye rastlandı. Bakterilerin her ortamda bulunduğuna işaret eden uzmanlar, bunların bir çoğunun zararsız olduğunu bazılarının ise insan sağlığı açısından çok tehlikeli olabileceğini bildirdi.

Çalışmada toplam bakteri miktarı, koliform, St.aureus, E.coli gibi bakteriler açısından örneklerin analizini yaptıklarını ifade eden biyologlar, “Toplum tarafından ortak kullanılan araç, gereç ve yerlerin bakteri bulaşmasında rezervuar olduğu araştırmamızda bariz bir şekilde görülmektedir. Bu gibi alanları temiz tutmak ve gerekirse örneğin hamamlarda terlik kullanımının yasaklanması veya dezenfektan kullanımının denetlenmesi, toplu taşıma araçlarının sefere çıkmadan önce dezenfektan maddelerle temizlenmesi, internet kafelerde cihazların her kullanıcı değiştiğinde dezenfekte edilmesi gibi basit önlemlerle toplum sağlığına çok büyük katkılar sağlanacaktır” dedi.    Hürriyet

10/1/2008

Sağlıkli tansiyon için sade çikolata

KÖLN Üniversitesi'nde yapılan araştırmada, Sağlıkli tansiyon için sade çikolatasade çikolatanın yüksek tansiyona iyi geldiğini

ortaya koydu.

Amerikan Tıp Derneği Dergisi'nde yayınlanan araştırmada Köln Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Dirk Taubert ve ekibi yüksek tansiyon hastası 44 kişiye çikolata rejimi uyguladı. Dr. Taubert, sade çikolatanın hastalarda ‘sistolik' olarak silinen büyük kan basıncını 2.9 ünite, ‘diastolic' adı verilen yani küçük tansiyonu ise 1.9 ünite düşürdüğünü, beyaz çikolatanın ise hiçbir etkisinin olmadığını söyledi..

Amerika'nın Sesi Radyosu'nda başka araştırmaların sütlü ve beyaz çikolatanın ya da sütle birlikte tüketilen sade çikolatanın aynı yararı sağlamadığını gösterdiği belirtildi. Sade çikolatanın

‘polifenol' adlı kimyasal bir madde içerdiğini anlatan Dr. Taubert bu kimyasal maddenin vücuttaki nitrik

 oksid üretimini arttırdığını ve artan nitrik oksidin damarların genişlemesine neden olarak kan dolaşımını hızlandırdığını belirtiyor. Artan kan dolaşımı da tansiyonun düşmesini sağladığını bildirerek şöyle konuştu:

“Araştırmalarımız sağlıklı bir diyetin yanında her gün bir miktar sade çikolata tüketmenin yararlı olduğunu kanıtlıyor. Bu, yüksek tansiyon sorunu olanlar için iyi haber. Ancak bazı kişiler sade çikolatanın tadını sevmeyebilir.Araştırmaya katılan hastaların hiçbirinde kilo artışı görülmemiş. Doktorlar günde 7 gram

sade çikolata yemenin tansiyonu düşürmek için yeterli olduğunu söylüyor. Bu kadar az miktarda

çikolatanın

kan basıncı düşürmek için yeterli olması bizi de şaşırttı.”

Az miktarda çikolatanın yeterli olmasının olumlu bir sonuç olduğu, çünkü çikolatanın fazla miktarda yağ

 içeren bir gıda olduğunu vurgulayan kilo uzmanı Dr. David Katz ise fazla çikolata yemenin zararlı olabileceği konusunda uyarıda bulundu.

6/12/2007

Özel sağlık kurumları

SSK'lıya kapıyı kapatma hazırlığı

 

 

 Referans Gazetesi'nin haberine göre, Özel sağlık kurumları Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık

Sigortası Yasası nedeniyle diken üstünde. 'Yasa uygulanırsa nasıl olsa batacağız' görüşünü taşıyan sektörün eylemi, hastaneleri devlete kapatmaya kadar gidecek.


SSK'lıya kapıyı kapatma hazırlığı

Yeni yılda uygulamaya girmesi beklenen Sosyal Sigortalar ve

Genel Sağlık Sigortası Yasası özel sektörde panik yarattı.

Özel sağlık kurumları, SSK'lı hastalardan alınan ücret farklarının

en fazla yüzde 20 ile sınırlandırılmasını öngören yasa tasarısına karşı

eylem hazırlığında. Orta yol bulunmazsa sektörün tepkisi hastaneleri

devlete kapatma eylemine kadar gidecek.

Özel hastanelerin temsilcileri önceki gün eylem planı oluşturmak için

masaya oturdu. 219 hastanenin temsilcilerini bir araya getiren toplantıda

Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) tam yetki alarak

hükümet görüşmelerine başladı. OHSAD yönetimi dün ve bugün Ankara'da

ilgili bakanlıklar ve Başbakanlık'a özel sektörün taleplerini iletecek. OHSAD

görüşmelerin ardından pazartesi günü de eylem planını açıklayacak.




More Cool Stuff At POQbum.com

Bağlantılarım




Myspace Stuff

Calendar Provided By : SeekCodes.com

Blogcu ile yapıldı