Google

« Önceki |

9/10/2009

VAR MISIN YOK MUSUN'DA KABUS!


Ailesini bir araya getirmek için yarıştı ama olmadı. Tuğçe için Var Mısın Yok Musun kelimenin tam anlamıyla yıkım oldu.
Var mısın Yok musun'da yarışan Tuğçe'nin dramına tanıklık ettik. Aileyi bir araya getirmek için yarışan Tuğçe'nin hayali son dörde kalmadan sona erdi. Maddi sıkıntılar nedeniyle psikolojisi bozulan ve yarışma boyunca gözyaşı döken Tuğçe, ekran başındakileri de üzdü. Üstelik para ağacında 7 adet 500 bin TL'lik kutu vardı. 

Yarışma boyunca tedirgin ve ürkekti. Sesi sürekli titriyordu. Her kırmızı kutu açışında gözleri doldu, ağladı. Babası iflas edince aile dağılınca 21 yaşındaki Tuğçe, annesi ve 3 yaşındaki kardeşi anneannesinin evinde yaşamaya başladı. Dayısı, eşi, anneannesi ve onun iki çocuğu, kendisi, kardeşi ve annnesi olmak üzere iki odalı evde 8 kişi kalıyordu. Babası ise babaannesinde kalıyordu. Altı aydır bir araya gelemeyen aileyi birleştirmek istiyordu Tuğçe. Parasızlık yüzünden kazandığı üniversiteye de gidememişti. İşte bu ortamda yarışan Tuğçe'nin talihsizliği bir türlü yakasını bırakmadı. Yarışmaya kötü başlayan Tuğçe, kabus gibi bir sonla bitirdi.. 

Son yediye iki 500 bin TL ve 5 mavi kutuyla giren Tuğçe için bundan sonrası tam anlamıyla yıkım oldu.. Önce mavi kutu açtırdı, biraz soluklandı.Sonrasında üst üste iki 500 bin TL'lik kutu açtırdı. Emin açtığı kutudan 500 bin TL çıkınca, sinirden kutusunu masadan aşağı fırlattı. Emin, "kader bu kader" diyerek bağırdı. Gerçek hayattaki talihsizlikleri burada da sürdü. Yarışmada son zamanların en kötü performansını sergiledi. Son dörde dört mavi kutuyla girdi. Dakikalarca hıçkırıklara boğuldu. Tuğçe, babasına sarılarak "haketmiyorum ben bunu" diyerek ağladı. Anne ve babası uzun süre teselli sözleriyle kızlarının acısını dindirmeye çalıştı.
Milliyet

30/9/2009

Su bulunmuyan köyde internet var.



Muş’un Malazgirt İlçesi’ne 5 kilometre uzaklıktaki Mezra köyü sakinleri, yıllardır yaşanan içme suyu sorununun çözümlenmediğini ancak internete kavuştuklarını söyledi.
50 haneli, 300 nüfuslu köyde içme suyu
 ihtiyacı, çeşmeden eşeklerle taşınarak karşılanıyor. 46 yıl önce köye yapılan ilkokulda ise tuvalet yok.

Muş Valiliği’nin geçen yıl köye kurduğu çanak antenle uydu aracılığıyla internetten yararlanan köylülerden Abdurrahman Turhan, “Daha önemli
 sorunumuz su ve kanalizasyon. Göstermelik hizmet yerine temel ihtiyaçlarımızı karşılasınlar” dedi.
(Milliyet)

29/9/2009

Bu görüntüler Acun'un başını ağrıtacak

Bir izleyici 'Var mısın yok musun?'da öyle bir görüntü kaydetti ki, Acun Ilıcalı'nın başı fena ağrayacak gibi

Var Mısın Yok Musun'da içinde 500 bin olması gereken ve açılmayan kutu yanlışlıkla açıldı. Kısa bir süre ekranda kalan kutunun içini görenler şoke oldu.

Bir vatandaş bu durumu kaydetti. İşte o görüntüler: Son haftalarda heyecanı doruklarda gezen Var Mısın Yok Musun’da cumartesi günü şok yaşandı. Açılmayan kutulardan birinin boş olduğu kayıtlara girdi.

Yarışmada sürekli en sona bir 500 bin kalıyor ancak kimse bu parayı kazanamıyordu. Ekran Timi’nin dikkat çektiği bu durumun ardından Cumartesi günü bir şok yaşandı.

Sidal adlı yarışmacının yarıştığı programın sonunda açılmayan kutulardan biri, programın bitişi sırasında yanlışlıkla açılınca kutunun boş olduğu kısa bir sürede olsa kayıtlara girdi. Bir vatandaşın tespit ettiği bu durum video paylaşım sitelerinde yerini aldı.

Banttan yayınlanan bir programda böyle bir durumun yaşanması ve buna bir açıklama getirilmemesi kafaları karıştırdı. Kutudaki yazının düşmüş olma ihtimali ve noterin unutkanlığını ihtimallerinin de değerlendirilmesi gereken bu görüntüler, Acun Ilıcalı’nın başını ağrıtacak gibi.
Milliyet

27/9/2009

Bakan Eroğlu, ‘yüzen adaya' hayran kaldı


BİNGÖL
'e gelen Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz ile Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nce koruma altına alınan ‘yüzen ada'da inceleme yaptı. Bakan Eroğlu, ilk kez gördüğü yüzen ada’ya hayran kaldı.

Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Bingöl Valisi İrfan Balkanlıoğlu, Bingöl Milletvekilleri Yusuf Coşkun ve Kazım Ataoğlu, Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nce koruma altına alınan Bingöl ile
Solhan İlçesi arasındaki Turnalar Gölü'ndeki ‘Yüzen ada'ya çıkarak incelemede bulundu. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, yüzen adaya hayran kaldığını belirterek şöyle dedi: “Burası hakikaten muhteşem bir doğa harikası olup, yani dünyada örneği nadir olan bir husus. Tabi bu adayı dünyaya tanıtmamız lazım. Adalar, hareket halinde yüzüyor. Burada proje hazırlığı yapıyoruz. Özellikle seyir terasları, yürüme alanları ve burada oturma mekanları, gözetleme kuleleri yapmayı hedefliyoruz. Burayı turizme açarak tanıtacağız. Böylece hiç olmasa Bingöl'e gelenler en azından burayı gelip görme şansları bulacak. Bu güzel tabiat mucizesini görmeleri açısından çok faydalı olacak ve aynı zamanda Bingöl’ün ekonomisi açısından da bir katkı sağlayacaktır.” Yüzen adaların üzerine çıkan bakanlar adaların hareketini izleyerek hatıra fotoğrafı çektirdi. Bakanlar yüzen adalarların çevresine çam fidanı dikti. Geceyi Bingöl'de geçiren bakanlar Polisevi'nde Valilikçe düzenlenen İl Koordinasyon toplantısına katılacak.

Bingöl ile Solhan İlçesi arısındaki Hazarşah Köyü Aksakal Mezrası'nda bulunan Turnalar Gölü'ndeki yüzen ada su üzerinde sal gibi hareket ediyor.

26/9/2009

Ehliyet almanın tam zamanı

Yılbaşından sonra hem kurs ücretleri hem de eğitim süresi uzayacak...

Sürücü Kursları Birliği Derneği Genel Başkanı Vedat Şahin, yılbaşından önce yayınlanması beklenen yeni taşıt sürücüleri kursu yönetmeliği ile sürücülerin daha fazla eğitim almak zorunda kalacaklarını bunun da kurs maliyetlerini etkileyeceğini bildirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün, Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu (MTSK) Yönetmeliği'nin değiştirilmesi için yaptığı çalışmalara ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Şahin, şimdiye kadar sınavların belirli bir güzergahta ve 15-20 dakika gibi kısa bir sürede yapıldığını dolayısıyla değerlendirmenin yeterli olmadığını ifade ederek, yeni yönetmeliğin bunu önleyeceğini söyledi.

Şahin, ''Yeni yönetmelikle sürücü daha fazla eğitim almak zorunda kalacak bu da kurs maliyetlerini etkileyecek'' dedi.

Mevcut uygulama ile sınavları iki haftalık hizmet içi eğitimden geçen Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmenlerin yaptığını ve sınavların hafta sonları, çok yoğun olmayan güzergahlarda gerçekleştirildiğini anlatan Şahin, ''Bakanlığımız,özel yetiştirilmiş
sınav yapıcılar tarafından haftanın her günü sınav yapılması yönünde çalışma yürütüyor. Bu çalışma son aşamasına geldi. Yılbaşından önce yönetmeliğin yayınlanmasını bekliyoruz'' dedi.

''TÜRKİYE'DE 2 BİN 700 SÜRÜCÜ KURSU VAR''

Türkiye'de 2 bin 700 sürücü kursu bulunduğuna işaret eden Şahin, şunları kaydetti: ''Türkiye'de sürücü kursu açılması son derece kolaylaştırıldı. Nüfusa göre haddinden fazla sürücü kursu var. Bu da aşırı bir haksız rekabete, kurs fiyatlarının düşmesine ve yeterli eğitimin verilmemesine neden oluyor. Sınavlar çok kolay olduğu için az bir eğitimle dahi insanlar sınavlardan geçebiliyor. Şu anda 200-300 liraya sürücü adayı kursa yazılabiliyor. Bununla yeterli eğitimin verilmesi mümkün değil.'' Şahin, Sürücü kursu açmanın kolaylaştırılmasıyla sürücü kurslarının daha küçük yerlere kaydığını, hiç olmayacak semtlere sürücü kursları açıldığını belirtti.

Sürücü kursları olarak 20 saat direksiyon dersi verme mecburiyetleri bulunduğunu ifade eden Şahin, ''20 saat direksiyon eğitimi vermenin karşılığı zaten 300 lira eder. Bunun içinde vergimiz,
KDV'miz, diğer masraflarımız var. Bunları karşılamamız mümkün değil. O zaman bundan 20 saat direksiyon eğitimi verilmiyor anlamı çıkıyor. 300 lira ücret alan bir kursun 20 saat direksiyon eğitimi vermesi asla mümkün değil'' dedi.

''TÜRKİYE'DE GÜVENLİ ARAÇ KULLANANLARIN SAYISI AZ''

Araç kullanmakla güvenli araç kullanmanın ayrı ayrı şeyler olduğunu belirten Şahin, ''Burada eğitim çok önemli. Türkiye'de herkes araç kullanıyor ama güvenli araç kullananların, trafik kurallarına uyarak araç kullananların sayısı az. İnsanlarımız hala emniyet kemeri takmıyor. Şu anda trafikte bulunanların büyük çoğunluğu hayatını tehlikeye atarak araç kullanıyor'' diye konuştu.

Şahin, sadece sürücü kurslarındaki eğitimin yeterli olmayacağını, televizyon programlarında sık sık bu konuların gündeme getirilmesi ve okullardaki trafik derslerini de trafikle ilgili kişilerin vermesi gerektiğini söyledi.

Şu anda direksiyon sınavlarından geçme notunun 70 olduğunu, bunun yüzde 30 bilgi ve beceri eksikliği ile ehliyet alınabildiği anlamına geldiğini ifade eden Şahin, sınavlarda puanlama sisteminden de vazgeçilmesini istedi.
Milliyet

22/7/2009

'Mata Hari' krizi


Romanya ile komşusu Moldova’nın 2 yıl önce Moldova’da çıkan muhalif ayaklanmasını Bükreş hükümetinin desteklediği iddiası ile gerilen ilişkileri, şimdi de “Mata Hari” skandalıyla kopma noktasına geldi. Geçen hafta, internete düşen otel odasındaki sevişme görüntülerinin ardından istifa etmek zorunda kalan Romanya’nın Kşinev Büyükelçisi Ion Nuica’nın Moldova gizli servisinin komplosuna kurban gittiği öne sürüldü.

Romen İstihbarat Servisi’nin iddiasına göre, Romen Büyükelçi’nin gizlice seks görüntülerini çeken elçilik çalışanı, 2008 yılında Miss Transilvanya güzellikYarışması’nı kazanan 23 yaşındaki Cristina Ursol. Ayrıca Ursal’ın Moldova gizli servisi adına çalışan bir ajan olduğunu iddia edildi. Romen yetkililer Moldova gizli servisinin seks kasedini kullanarak deneyimli Romen diplomattan kendileri için ajanlık yapmasını istediğini ancak büyükelçi buna yanaşmayınca da kasedin basına sızdırıldığı belirtildi. Bu arada Kşinev’de yaşayan Ursal’ın çalıştığı işinden “uygunsuz davranışlar” yüzünden kovulduğu ortaya çıktı.
Posta

19/7/2009

Türkbükü “Avrupa’nın en eğlenceli 10 plajı” ba

Turkbuku-Avrupanin-En-Iyi-10-Plaji-icinde Bodrum yarımadasındaki Türkbükü kasabası, “Avrupa’nın en eğlenceli 10 plajı” arasında ilk sırada yer aldı. The Sunday Times gazetesi, yayımladığı “Avrupa’nın En İyi 10 Plaj Partisi” listesi başında Türkbükü’ye yer verdi.  Gazete, Türkbükü için “Küçüktür, pek iyi bilinmez, çok hareketli de değil ancak büyüleyicidir. Diğer bir deyimle, koş Türkbükü’ye, St Tropez’e fazla benzemeden” diye yazdı.
Pazar günlerinde
İngiltere’de çıkan prestijli The Sunday Times gazetesi, “Avrupa’nın En İyi 10 Plaj Partisi” listesi yayımladı. Okuyucularına “Bütün yaz tembellik etme. Plaj partileri sezonu başlarken Avrupa’da insanın eğlenebileceği birçok yer var” diyen Gazete, listenin başına da Türkbükü’ye yer verdi. Gazete, Türkbükü için şöyle dedi:
“Küçüktür, pek iyi bilinmez, çok hareketli de değil ancak büyüleyicidir. Diğer bir deyişle, koş Türkbükü’ye, bir St Tropez’e fazla benzemeden.
Bodrum yarımadasının küzey sahillerindeki küçük balıkçı köyü, mini bir St. Trop: limanda yatlar, barlarda beyaza bürünmüş çalışanlar ve bakmadığın gibi yapacağın bol bol güzel insanlar (Uma Thurman bir hayranıdır).”
The Sunday Times’deki listeye Türkbükü’nün yanısıra Rimini (İtalya), Playa d’en
Bossa (İspanya), Bloemendaal aan Zee (Hollanda), Hossegor (Fransa), Portixol (İspanya), Croyde (Britanya), La Malvarrossa (İspanya), Tylosand (İsveç) ve Llangennith (Britanya) de girdi.

Milliyet

7/7/2009

Önce namaz sonra infaz

             idam
Şeriat hükümlerinin uygulandığı Yemen’de, bir çocuğu tecavüz ettikten sonra öldüren 22 yaşındaki Yahya Hüseyin el Ragva dün başkent Sana’daki bir meydanda yüzlerce kişinin gözleri önünde vurularak idam edildi.

  El Ragva, geçen aralık ayında Sana’daki berber dükkânında 11 yaşındaki Hamdi Abdullah’a tecavüz etmekten, ardından da çocuğu öldürmekten suçlu bulundu ve idam cezasına çarptırıldı.
El Ragva’nın idam edilişini, Hamdi Abdullah’ın ailesinin yanı sıra, çok sayıda çocuğun da aralarında bulunduğu büyük bir kalabalık izledi. AFP ajansı, Yemen’de bu yıl içinde toplam 5 kişinin idam edildiğini bildirdi.

27/5/2009

Kayıp çocuğun cesedi tarlada bulundu


TEKİRDAĞ’ın Çorlu İlçesi'nde, buğday tarlasında bir çocuk cesedi bulundu. Tamamen çürüyen cesedin 1.5 ay önce kaybolan 6 yaşındaki Muhammed Fırtına’ya ait olduğu belirlendi. 

Nusretiye Mahallesi yakınlarındaki buğday tarlasını dolaşmaya giden O.P. tamamen çürümüş ve kemikleri kalmış bir çocuk cesedi gördü. Tarla sahibinin ihbarı üzerine olay yerine gelen Çorlu Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarlada bulunan cesede ait kemikler ile eşyalarını delil torbasına koyarak incelenmek üzere
İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderdi. 

Çorlu Emniyet Müdürlüğü ekipleri, bulunan cesedin, Nusretiye Mahallesi’nde oturan Ümit ve Dilber Fırtına çiftinin 1.5 ay önce kaybolan oğulları 6 yaşındaki Muhammed’e ait olup olmadığını belirlemek için harekete geçti. Bir televizyon programına katılmak üzere İstanbul’a giden çifte haber veren ekipler, bulunan eşyaların çocuklarına ait olup olmadığını belirlemeleri için Çorlu’ya gelmelerini istedi. Çorlu'ya gelen çift, olay yerinde bulunan giysilerin oğullara Muhammed Fırtına'ya ait olduğunu belirledi.
Polis, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

6 KİŞİYLE BİRLİKTE ANNE DE GÖZALTINDA
Ümit ve Dilber Fırtına, emniyette sorgulandı. Yaklaşık 13 saat süren sorgularının ardından polis, Dilber Fırtına ile
olaya karıştığı öne sürülen Kader S, Fadime S, Kadir S, Sinan G. ve Kemal E’yi gözaltına aldı. Zanlılar, Çorlu Devlet Hastanesinde
sağlık kontrolünden geçirildi. Sağlık kontrolünden sonra polis aracına bindirilen anne Dilber Fırtına, gazetecilerin sorularını yanıtsız bıraktı.
Emniyet Müdürlüğüne götürülen zanlıların, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edileceği bildirildi.Milliyet

16/5/2009

BAHARDA ERKEN YAZ

Bugün temmuz sıcaklığını aratmıyacak bir sıcaklık vardı.İstanbul yazdan bir gün yaşadı.Metorolojinin verdiği habere göre mevsim sıcaklığından daha fazla olan sıcaklar üç gün daha devam edecek.




More Cool Stuff At POQbum.com

Bağlantılarım

 

 


Myspace Stuff

Calendar Provided By : SeekCodes.com

Blogcu ile yapıldı