Google

« Önceki | Sonraki »

30/6/2009

Evde radyasyondan korunmanın yolları

                  Elektronik cihazların yaydığı elektromanyetik radyasyona bazı teknikler kullanarak en az seviyede maruz kalmanın mümkün olabileceği belirtildi.
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Çerezci,AA muhabirine yaptığı açıklamada, gündelik yaşamın vazgeçilmez parçası haline gelen elektronik cihazların, yaydıkları
elektromanyetik radyasyon nedeniyle insan sağlığı bakımından risk oluşturduğunu söyledi.
Çerezci, elektronik cihazların yaydığı elektromanyetik radyasyona bazı teknikler kullanılarak en az seviyede maruz kalmanın mümkün olduğunu ifade etti.
                  Cep telefonlarının insan hayatının ayrılmaz parçası haline geldiğini belirten Çerezci, mümkün olduğunca sabit telefonların kullanılması gerektiğini belirterek, şöyle konuştu: "Cep telefonlarını mümkün olduğunca az ve tekniğine uygun kullanmamız gerekiyor. Araçta mümkün olduğunca cep telefonuyla görüşmememiz gerekiyor. Görüşme sırasında araçta elektromanyetik dalgalar dolaşıyor. Kafesin içine
girdiği için cep telefonu yüksek güçte çalışıyor. Elektromanyetik dalga çıkış şansını zorluyor, açık havadaki gibi değil. Bu da araç içindeki elektromanyetik dalganın dolaşmasına ve bulunmasına ortam hazırlıyor.
                 "Cep telefonlarının antenleri arka kısmında olduğu için taşırken ekranı vücudumuza, anteni dışa bakacak şekilde taşımak çok önemli. İlk ç
ağrı alındığı an elektromanyetik radyasyonun an yüksek seviyede olduğu durumdur.''
                 "
Enerji tasarrufunu kabul ediyoruz ama ampullerin bazı kullanım şartları olmalı. Öğrencilerin çalışma masalarında tasarruflu ampul kullanmamak lazım. Neden? Çünkü tasarruflu ampullere yakın duruyorsanız çok şiddetli bir radyasyonla baş başa kalırsınız. Bunun için baz istasyonunun yanına gitmeye gerek yok. Baz istasyonunu evinizin içine getirmiş oluyorsunuz. Tasarruflu ampuller yüksek tavanlı odalarda kullanılıyorsa sorun yok, başımız ampulden 1,5 metre uzaktaysa sorun yok ama tabii ki yine de elektromanyetik dalga yayıyor."
               "Mikrodalga fırını mutfakların görselliğini tamamlaması açısından herkesin çok rahat görebileceği yere koyuyorlar. Mikrodalga fırın çalıştığı zaman çocuğun baş hizasında olmamalı. 1,40 metrenin mutlaka üstünde olmalı, insanların en az geçtiği yere konulmalı. Mikrodalga fırının bulunduğu duvarın arkasındaki odada çocuk beşiğinin bulunmamalı. Arka tarafına da sızıntı oluyor. Ön tarafına çok ciddi oranda mikrodalga yayıyor. Çalışırken hiçbir zaman yanında durmayacaksınız. En az bir metre uzağında olacaksınız.
Milliyet

30/6/2009

Yaşlılık lekeleri için kürler


Prof .Dr.İbrahim Saraçoğlu yaşlılık lekeleri
için;2 ayrı kür tavsiye etmektedir.

Yaşlılık lekelerine karşı iki ayrı kür önermekteyim. Her iki kür de birbirinden tamamen farklı olup, kişiye göre biri diğerinden daha etkili olabilmektedir. Aynı anda iki farklı kür uygulanmaz.
Kullanacağınız soya fasulyesi önerilen kaynatma sürecinde kırmızıya dönük renk almıyor ise, amaca uygun değildir.

Kür 1
Soya fasulyesi kürü
 Yaklaşık iki bardak klorsuz suyu kapalı tencerede kaynatınız. Su kaynamaya başladıktan sonra içerisine altı yemek kaşığı soya fasulyesi ilave ediniz. En az yirmi dakika kaynatınız. Kaynatma esnasında su çok azalırsa, bir miktar su ilave edebilirsiniz. Kullanılacak olan miktar bir kahve fincanı haşlama suyudur. 20 dakika sonuna doğru soya fasulyesinin haşlama suyunun bir miktar kırmızı renge dönüşmesi gerekir. Eğer henüz kırmızı renge dönüşmemişse biliniz ki yeteri kadar kaynatılmamış demektir. Hafif kırmızı renge dönüştükten sonra suyunu süzüp ayırınız. Ilıyınca yaşlılık lekeleri üzerine pamukla etki ettiriniz. Haşlama suyuyla ıslatılmış pamuğu, yaşlılık lekelerinin üzerine kurudukça üç-dört kez etki ettiriniz. Bu kürü haftada üç kez bir ay boyunca uygulamak yeterli olacaktır.

Kür 2
Limon  sirke kürü
 Bir tatlı kaşığı taze sıkılmış limon suyuyla bir tatlı kaşığı sirkeyi kahve fincanı içerisinde karıştırınız ve karışımı beş dakika bekletiniz. Daha sonra yaşlılık    lekeleri üzerine pamukla etki ettiriniz. Bu kür bir ay boyunca haftada üç kez uygulanır.


NOT: Hekiminizin önerdiği ilaçlar varsa, mutlaka kullanınız. Bu bitkiye karşı alerjiniz olup olmadığını öğreniniz. Bu kitaptaki tüm bitkisel kürler ancak ve ancak yetişkinler içindir. Burada okuduğunuz bilgilerin, yardımcı ve destekleyici olduğunu gözardı etmeyiniz. Hekiminize danışmadan buradaki bilgilerle kendi kendinize kesinlikle teşhis koymayınız ve uygulamayınız.

30/6/2009

Bir zamanların küçük yıldızı gülşah nerede...

ülşah-ibo Gulsah-ender ülşah hülya koçyiğit ülşah-ender ülşahhk ülşah- ülşah.alkoçlar Gülşah Alkoçlar- Gülşah Alkoçlar ülşah

                    

Türk filmlerinin en sevilen çocuk yıldızlarıydı onlar. Pek çok filmde başrol oynadılar, gönüllere taht kurdular. Ve her biri de anlaşmış gibi gençlik yıllarında sinemayı bırakıp ortalardan kayboldular. Kimi evlenip ailesini şöhrete tercih etti kimi iş değiştirdi...

Film yapımcısı Selim Soydan ile ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit'in kızı Gülşah Alkoçlar gözünü sinemada  açanlardan... Yaşıtları oyun parklarında oynarken o sinemada 'Güllüşah' adıyla başroller kapıyordu. 'İbo ile Güllüşah' onun en meşhur filmiydi.

Genç yaşta işadamı Ender Alkoçlar ile evlenip sinemayı bıraktı. Şimdi iki kızı var...

13/6/2009

LANETLİ EV

Gösterim tarihi 12 Haziran 2009
Yönetmen:Peter Cornwell
Oyuncular:Virginia Madsen , Kyle Gallner , Martin Donovan
Senaryo:Adam Simon, Tim Metcalfe
Müzik:Robert J. Kral
Görüntü yön.:Adam Swica
Tür:Gerilim / Gizem / Korku
Süre: 
Yapım yılı:2009
Ülke:ABD
Dağıtıcı:Warner Bros.
Lanetli EvLANETLİ EV

Dehşet verici gerçek bir hikayeye dayanan Lionsgate filmi “The Haunting in Connecticut” bir ailenin karanlık doğaüstü güçlere karşı verdiği tüyler ürperten gerçek mücadeleyi konu alıyor. Campbell ailesi Connecticut’ın sakin bir köşesine taşındıktan kısa süre sonra, Viktorya tarzı şirin evlerinin rahatsız edici bir geçmişi olduğunu öğrenirler: Evleri akıl almaz olaylara tanık olmuş bir cenaze evinden dönüştürülmüştür; daha da önemlisi evin sahibinin medyum oğlu Jonah, ruhani varlıkların diğer tarafa geçebilmesine fırsat yaratan şeytani bir ulak görevi görmüştür.

Şimdi, ölülerle iletişim kurabilen Jonah, masum ve her şeyden habersiz aileyi farklı türde bir dehşete boğmak üzere dönmüştür ve korkunç şeyler olmak üzeredir.

13/6/2009

ÖSS'de başarının sırları....(sınav yarın)

Yarın 1 milyon 450 bin genç ÖSS'ye giriyor. Uzmanlar sınav günü önerileri: Sık sık saate bakmayın, paragraf sorularında önce alttaki soruyu okuyun. Seçenek eleyin, veri ve şekilleri tekrar çizmeyin



İSTANBUL - Gençlerin yaşamındaki dönüm noktası Öğrenci Seçme Sınavı (ÖSS) yarın yapılacak.
Sınavda 1 milyon 351 bin aday ter dökecek. 2009 ÖSS’ye 1 milyon 450 kişi başvurdu. 2008’e göre başvuru oranı yüzde 11.85 azaldı. Bunun iki nedeni var. Lise son sınıflardan geçen yıl birkaç okul türü dışında mezun verilmedi. Bu nedenle eski mezunlardan ÖSS’ye başvuruların ve üniversiteye yerleşenlerin sayısı arttı. Geçen yıl üniversitelerin kontenjanları artırıldı, üniversiteye yerleşen sayısı da yükseldi. Tüm Özel Öğretim Kurumları Derneği (TÖDER) uzmanları yarınki büyük sınav öncesinde adaylara önemli uyarılarda bulundu:

Bir gün öncesi...
Ders çalışmayı bırakın. Dinlendirici özelliği olan bol oksijenli yerlerde oturarak ve dolaşarak gününüzü geçirin. Sınavı zihninizden uzaklaştırmaya çalışın. Sevdiğiniz kişilerle sohbet etme fırsatları yaratın. Uykudan önce psikolojik gerginlik yaratacak durumlara girmeyin. Uyku saatiniz yaklaşınca ılık bir duş alın. Sınava giderken götürmek zorunda olduğunuz belgeler şöyle: Sınava giriş ve kimlik belgesi, Fotoğraflı, TC. kimlik numarasının yer aldığı nüfus cüzdanı, bir adet fotoğraf
Yanınıza almanız gerekenler: İki adet kurşun kalem, yumuşak silgi, kalem açacağı, saat, bir şişe su.
Sınava girerken yanınızda bulunmaması gerekenler: Cep telefonu, çağrı cihazı, hesap makinesi, cetvel, pergel, defter, kitap, çeşitli hesaplama fonksiyonları olan saat..

Ve sınav günü
Sınav sabahı biraz erken kalkarak besleyici bir kahvaltı yapın. Trafiği düşünerek yola erken çıkın. Sınav yerine, sınavdan 30 dakika önce varacak şekilde hareket edin.
Sınav stresinizin yükseldiğini hissederseniz; nefes egzersizi yaparak gevşeme durumu yaratın.

Sınav sırasında
Öğretmenlerin açıklamalarını iyi izleyin, anlayamadıklarınızı mutlaka sorun. Sınavla ilgili açıklamalar bölümünü dikkatlice okuyun.
Sınav sırasında, yanıt kâğıdınızdaki aday numaranızı ve kimlik bilgilerinizi kontrol edin. Soru kitapçığınız üzerine istenen bilgileri yazın. Sınav başlarken saatinizi ayarlayın ama sık sık saate bakmayın. Testlerin çözümünde, daha önce deneme sınavlarında izlediğiniz ve başarılı olduğunuz sırayı izleyin. Teste başlamadan önce o bölüme ait testin yönergesini okuyarak teste ne kadar zaman ayırmanız gerektiği konusunda fikir sahibi olun.

Sorular karşısında...
Dikkatli okuyun. Acele etmeden, önce soruyu iyi anlamaya çalışın. Sorulan soruya yanıt olamayacak seçenekleri eleme yoluna gidin.
Uzun ve karışık gibi görünen sorular karşısında hemen paniklemeyin. Sonuca ulaşamayacağınızı gördüğünüz çözüm yolunda ısrar etmeyin. Esnek davranarak, alışılmış çözüm yolundan başka yollar deneyin. Sorularda verilen şekil ve verileri tekrar çizerek ve yazarak zaman kaybetmeyin. Paragraf ya da bir parçaya bağlı sorularda önce, alttaki soruyu okuyun. Tüm seçme sınavlarında öğrenciler arasında en iyileri ayırmak için çok güç sorular da vardır. Bu nedenle tüm soruları doğru yanıtlayamamanın doğal olduğunu kabul edin ve yanıtlayamadığınız sorular karşısında güveninizi kaybetmeyin. (Radikal)

Yanınıza şeker almayın
Sınavdan önce ve sınav sabahı zehirlenme riskine karşı dışarıda ve açıkta satılan ürünlerden, gaz yapıcı besinlerden kaçının. ‘Dikkati artırır’ diye bilinen şeker ve şekerli besinlere rağbet etmeyin. Sınavda yanınızda bulundurmayın. Çünkü karbonhidrattan yana zengin bu besinler zihni keskinleştireceğine, kan şekerindeki ani yükseliş uykunuzun gelmesine neden olur. Kafein içeren yiyecekler adrenalinin serbest kalmasına, böylece stresin artmasına neden olabilir. Sınav öncesi ve sınav sabahı çay, kahve, kola gibi kafeinli besinler almayın.
Radikal

13/6/2009

AŞK ATEŞİ

Aşk Ateşi
Gösterim tarihi:12.Haziran.2009
Yönetmen:Guillermo Arriaga
Oyuncular:Charlize Theron, Kim Basinger, Jennifer Lawrence, Jose Maria Yazpik
Dil:İngilizce
Tür:Drama
 
AŞK ATEŞİ
Babil, 21 Gram, Paramparça Aşklar Köpekler gibi bol ödüllü yapımların senaryo ekibinde yer alan Guillermo Arriga'nın yönettiği Aşk Ateşi, hayatını değiştirecek kırılma noktasının peşindeki bir kadının öyküsünü anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Charlize Theron ve Kim Basinger gibi farklı kuşaklardan iki yıldız oyuncu yer alıyor.

Konusu
Sylvia, hayatını baştan aşağıya değiştirecek kırılma noktasınının peşinde, geçmişe doğru yoğun ve duygusal bir yolculuğa çıkan gizemlerle dolu bir kadındır. Bir restoranda işletmeci olan çalışan Sylvia, içindeki ateşi, işindeki soğukkanlılığı ile maskelemektedir.

Maria ise, Meksika’da babası ve en yakın arkadaşı ile birlikte huzurlu ve güzel bir yaşam sürmektedir.

Ne var ki, trajik bir kaza herşeyi tamamen değiştirir. Mariana ve Santiago, New Mexico sınırındaki ebeveynlerinin ani ölümlerinin ardından hiç de beklenmedik bir şekilde birbirlerine aşık olurlar. Terk edilmiş bir karavanda Gina ve Nick arasında yaşanan yasak aşk ise, Sylvia ve diğerlerinin yaşamlarını yepyeni bir şekle sokar.

13/6/2009

16 maçta, 6 gol attı

Brezilyalı golcü, Aslan´ın gündeminden düşmüyor. İspanyol medyası, Galatasaray´ın sambacı için kulübü Real Betis´e 5 milyon Euro teklif ettiğini öne sürdü.

Sarı-Kırmızılı ekip, iki yıldır transfer listelerinde bulunan Ricardo Oliveira’dan vazgeçmiyor. Bu oyuncu konusundaki ısrarını sürdüren Galatasaray’ın Frank Rijkaard’ın da çok istediği Brezilyalı golcüyü renklerine bağlamak için çalışmalarına hız verdiği kaydedildi. İspanyol basını, Atletico Madrid’in Arjantinli kalecisi Leo Franco ile anlaşan Cim Bom’un yine La Liga’da transfer arayışını devam ettirdiğini öne sürdü. Real Betis’e yakınlığıyla bilinen www.eldasmarque.com isimli internet sitesi Aslan’ın Yeşil-Beyazlı kulüple temasa geçerek, sambacı forveti istediğini açıkladı. Haberde Galatasaray’ın 29 yaşındaki yıldız için 5 milyon Euro’luk bir teklifte bulunduğu kaydedildi. 

16 maçta, 6 gol attı
İspanya 1. Ligi’ne veda eden Real Betis’in yüksek maaş alan oyuncuları ve yıldızları, uygun teklifler karşısında satması bekleniyor. Yeşil-Beyazlı ekibe devre arasında Real Zaragoza’dan gelen Ricardo Oliveira forma giydiği 16 karşılaşmada 6 gol atıp, bir asist yaptı. Brezilyalı golcünün, kulübüyle 2013 yılı haziran ayı sonuna kadar sözleşmesi bulunuyor. 13 kez Brezilya Milli Takımı formasını da giyen Oliveira bu maçlarda 4 kez fileleri havalandırdı.  
Fanatik

13/6/2009

KUZEY

Kuzey
Gösterim tarihi:12.Haziran.2009
Yönetmen:Rune Denstad Langlo
Oyuncular:Anders Baasmo Christiansen, Kyrre Hellum, Marte Aunemo, Celine Engebrigtsen
Dil:Norveç dili
Tür:Drama
  
Norveçli yönetmen Rune Denstad Langlo'dan anti-depresif bir yol komedisi... Önce güçlü bir sinir krizi geçiren sonra da eski kız arkadaşlarından birinden bir çocuğu olduğunu öğrenen genç bir adamın öyküsü üzerine kurulu olan film, sezonun iyi yapımlarından biri.

Konusu
Jomar, geçirdiği kuvvetli bir sinir krizinin ardından çok sevdiği kayak sporunu bırakır ve bol hüzünlü bir inziva hayatı yaşamaya başlar. Neredeyse beş yıl boyunca süren bu yalnız hayat aldığı inanılmaz bir haberle sona erer. Eski kız arkadaşlarından birinden bir oğlu vardır…

Aldığı bu haber üzerine Jomar hayatını yeniden şekillendirmeye karar verir. Yolculuk boyunca yalnızlığına engel olsun diye yanına beş litre alkol alır, kar motosikletine atlar ve eski kız arkadaşıyla varlığını yeni öğrendiği oğlunun yanına gitmek için yola koyulur.

Yol boyunca Jomar’ı birbirinden tuhaf, komik ve dramatik sürprizler beklemektedir…

13/6/2009

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "çıkmış Baykal Efendi bugünlerde bir şeyler söylüyor. (Kendi altına 60 milyon dolara uçak alıyor) diyor. Ey Baykal, sana 5 tane keçi teslim edilse idare edemezsin" dedi.



Başbakan Erdoğan, AK Parti Genel Merkez AR-GE Başkanlığı Siyaset Akademisi’nde, Genel Siyaset dersi kapsamında "Deneyim Paylaşımı" konusunda konferans verdi.
Parti Genel Merkezi’ndeki programda, Siyaset Akademisi öğrencilerine tavsiyelerde bulunan Erdoğan, şöyle konuştu:
"Siyasette bu makamların gelip geçici olduğunu, fani olduğunu asla aklınızdan çıkarmayın.
Siyasette makamları millet verir. En önemlisi de emanet olarak verir. ’Ben aldım’ demeyeceksin. ’Millet verdi’ diyeceksin. Bu milletindir. Yeri zamanı geldiğinde de millet bu emaneti geri alır. Hak onundur. Senin, benim değildir.
Milletin size yükleyeceği emanetin hassasiyetinin ve kutsallığının her an idrakinde olun. Bu emanet sizlerin, bizlerin namusu, şerefimiz kadar kutsaldır. Bu emanete her şart altında sahip çıkmamız lazım. Özellikle, akçeli, parasal konularda hassasiyetimizin çok daha yüksek olması gerekir. Zira hep söyleriz. Tüyü bitmemiş yetimlerin emanetini taşıyoruz arkadaşlar. Hamdolsun eğer bugün tarihinde görmemiş olduğu yatırımları benim ülkem görüyorsa işte bu tür götürücülerin olmayışındandır. Yoksa biz bu tür yatırımları yapamazdık. Hamdolsun katrilyonlarca liralık yatırımlar gerçekleştirdik."

"BUNLAR ÇAĞININ ÇOK GERİSİNDE"
AK Parti’nin Türkiye’nin çehresini değiştirdiğini kaydeden Başbakan Erdoğan, Hükümet’in icraatlarından örnekler verdi.
Tek bir kuruşun bile israf edilmesi, amacı dışında kullanılmasına asla rıza ve müsamaha göstermeyeceklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Örneğin çıkmış Baykal Efendi bugünlerde bir şeyler söylüyor. (Kendi altına 60 milyon dolara uçak alıyor) diyor. Ey Baykal, sana 5 tane keçi teslim edilse idare edemezsin. O kadar. Edemezsin.
Mesele o uçağı almak değil. O uçağı aldıktan sonra nerede kullanacaksın? Bugün sen bilir misin bizim şu ülkemizin adeta bir kasabası durumunda olan ülkeler, onların liderleri uçakla dolaşıyor. Rahmetli Özal, bu uçakları aldığı zaman rahmetli Özal’a bindiren Sayın Demirel, sonra gitti o uçağa bindi. Sen de aynısın. Sen Başbakan olamayacaksın ya bu ülkede, ama olsan herhalde bunları satıp yaya dolaşmayacaksın değil mi? Arabayla veya tarifeliyle gitmeyeceksin. Hangi devirde yaşadığının farkında değil. Bunlar çağının çok gerisinde.
Bunlar ’vakit nakittir’ anlayışının çok gerisinde. Biz zamanla yarışıyoruz. Benim bakanlarım zamanla yarışıyor. Her gün uluslar arası toplantılara yetişiyorlar. Eğer siz bir bakanınızı tarifeli uçağa mahkum ederseniz. O bakanınızın gidip gelişi 3 gününüzü alır."
Radikal

13/6/2009

Adamım Benim

Gösterim tarihi:12.Haziran.2009
Yönetmen:John Hamburg
Oyuncular:Paul Rudd, Jason Segel, Rashida Jones, Andy Samberg
Dil:İngilizce
Tür:Komedi, romantik
 
Bir erkek için en zor durumlardan biridir büyük olasılıkla, 'kanka'sı ve sevgilisi arasında kalmak. İşte Zor Baba, Polly Gelince gibi filmleriyle tanınan yönetmen John Hamburg'un yönettiği film işte böyle bir konu üzerine kurulu.


Konusu
Los Angeles’lı başarılı emlakçı Peter Klaven, rüyalarının kadını Zooey’e ile evlenmek üzeredir. Zooey aldığı evlilik teklifini ve sevincini hemen yakın kız arkadaşları ile paylaşır. Peter ise bir anda etrafında bu haberi paylaşabileceği, “bunlar benim kankalarım” diyebileceği, “adamım benim!” diye seslenebileceği hiç bir yakın arkadaşının, daha doğrusu erkek arkadaşının olmadığını fark eder.

Uzun yıllar boyunca kızların en yakın dostu olmakla övünen Peter, çok geçmeden, çevresinde hiç erkek arkadaşı olmadığı için Zooey’nin rahatsızlık duyduğunu hisseder. Bunun üzerine nikahında kendisine sağdıçlık edecek birini bulmaya odaklanır. Önce kardeşi Robbie’nin yardımına başvurur. Ne var ki gay olan Robbie erkeklerin dünyasını hiç tanımamaktadır. Önerileri de Peter için felakete dönüşür.

Peter’ın erkek arkadaş bulma serüveninin bir noktasında, yolu tesadüfen Sydney Fife ile kesişir. Başarılı bir özel dedektif olan Sydney, aynı zamanda son derece karizmatik biridir. Bağlılık gerektirecek ilişkilere hiç ilgi duymaz, o yüzden de yalnızca bekar kadınlarla gecelik ilişkiler yaşar. Keyfine göre yaşamak için gereken boş zamanı bulmayı her zaman başarır.

Peter’dan en farklı yanı ise, çevresinde her zaman için erkek dayanışması gösterecek çok sıkı bir erkek arkadaş grubu olmasıdır. Sydney gibi birisi, Peter için yepyeni ufuklar açan “taptaze bir hava” gibidir.

Kısa zamanda sıkı bir dostluğa dönüşen ilişkide, Peter daha önce hiç tanımadığı pek çok deneyim yaşar. Artık erkek dayanışmasının ne demek olduğunu öğrenmiştir. Bu durum, bir süre sonra Zooey ile ilişkisini tehdit etmeye başlar. Peter artık bir tercih yapma noktasına gelmiştir. Ya nişanlısını ya da yeni bulduğu “kardeşini” seçecektir.




More Cool Stuff At POQbum.com

Bağlantılarım

 

 


Myspace Stuff

Calendar Provided By : SeekCodes.com

Blogcu ile yapıldı