Google

« Önceki |

16/11/2009

Uyku bebek için her zaman faydalıdır

İyi bir uykunun bebeğin fiziksel gelişimi kadar zeka gelişimi için de önemli. Bebeğiniz uykuda, uyanıkken gördüğü, duyduğu, yaptığı ve hissettiği her şeyi bilgi sistemine depoluyor.

Yeni doğanların, bebeklerin ve küçük çocukların hayatında önemli rol oynayan uyku, yetişkinlerde olduğu gibi bebeklerde de vücudu ve aklı rahatlatıp dinlendiriyor. Uzmanlar, uyku sırasında bebeklerin büyüme hormonu düzeyinin arttığını belirterek, "Uyku esnasında, protein sentezinin hızlandığı ve sinir sisteminde yeni yolların oluştuğu kanıtlanmıştır. Dolayısıyla, bebeklere "uyusun da büyüsün" demek oldukça doğrudur. İyi bir uyku, bebeğin fiziksel gelişimine olduğu kadar zeka gelişimine de büyük katkı sağlıyor. Yeni doğan bebekler günün yüzde 70 ini uyuyarak geçirirler. Bu yüksek oran, uykunun bebeğin sağlıklı gelişimindeki önemini açığa çıkarmaktadır. Düzenli ve iyi uyku, bebeğin sağlıklı gelişiminde beslenme kadar önemlidir" dedi.

BEBEKLER UYURKEN BİLGİLERİ DEPOLUYOR

Yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye deki annelerin yüzde 83 ü uykunun bebeğin zihinsel gelişimine etkisi konusunda bilgi sahibi değil. Uzmanlar, bebeklerin zihinlerinin uyurken de sürekli çalıştığını kaydederek, "Uyurken de bebeklerin öğrenme süreçleri devam etmektedir. Bebeğin beyni, onun uyanıkken gördüğü, duyduğu, yaptığı ve hissettiği her şeyi bilgi sistemine depolar. Uyku süresi ve kalitesi işte bu depolama aşamasında önem kazanır. İyi uyumuş ve dinlenmiş bir bebek, uyku öncesi depoladığı bilgileri hafızasına düzenli bir şekilde kaydetmiş olarak güne daha zinde başlar. Böylece gün boyu yeni şeyler öğrenmeye daha istekli olur. İşte bu nedenle bebeklerin kesintisiz ve iyi uyumalarını sağlamak çok önemlidir" diye konuştu.

Yurt dışında yapılan çalışmalar da uykunun bebeğin zihinsel gelişimindeki önemini gösteriyor: Londra Çocuk Sağlığı Enstitüsü Nöroloji Departmanı Başkanı Annette Karmiloff uyku sırasında bilincin kapalı olması ve fiziksel etkinliğe son verilmesi sebebiyle beynin, uyanıkken kolay yapamadığı bazı zihinsel işlevleri uyku sırasında gerçekleştirdiğini dile getiriyor. Amerika daki "Baby Center" (Bebek Merkezi) Danışma Kurulu da bebeklerin acıkmaları sonucu uyanmalarının normal olduğuna, ancak dış etkenlerden dolayı bebeklerin uykularının bölünmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.


www.hekimce.com

9/10/2009

İstanbuldaki Camiler

İstanbuldaki bazı camiler.

Fatih Camisinin bahçesi

Eyüp Sultan Camisinin önü.


Sultan Ahmet Cami,

Eyüp Sultan Cami

Yeni Cami eminönünde.

9/10/2009

VAR MISIN YOK MUSUN'DA KABUS!


Ailesini bir araya getirmek için yarıştı ama olmadı. Tuğçe için Var Mısın Yok Musun kelimenin tam anlamıyla yıkım oldu.
Var mısın Yok musun'da yarışan Tuğçe'nin dramına tanıklık ettik. Aileyi bir araya getirmek için yarışan Tuğçe'nin hayali son dörde kalmadan sona erdi. Maddi sıkıntılar nedeniyle psikolojisi bozulan ve yarışma boyunca gözyaşı döken Tuğçe, ekran başındakileri de üzdü. Üstelik para ağacında 7 adet 500 bin TL'lik kutu vardı. 

Yarışma boyunca tedirgin ve ürkekti. Sesi sürekli titriyordu. Her kırmızı kutu açışında gözleri doldu, ağladı. Babası iflas edince aile dağılınca 21 yaşındaki Tuğçe, annesi ve 3 yaşındaki kardeşi anneannesinin evinde yaşamaya başladı. Dayısı, eşi, anneannesi ve onun iki çocuğu, kendisi, kardeşi ve annnesi olmak üzere iki odalı evde 8 kişi kalıyordu. Babası ise babaannesinde kalıyordu. Altı aydır bir araya gelemeyen aileyi birleştirmek istiyordu Tuğçe. Parasızlık yüzünden kazandığı üniversiteye de gidememişti. İşte bu ortamda yarışan Tuğçe'nin talihsizliği bir türlü yakasını bırakmadı. Yarışmaya kötü başlayan Tuğçe, kabus gibi bir sonla bitirdi.. 

Son yediye iki 500 bin TL ve 5 mavi kutuyla giren Tuğçe için bundan sonrası tam anlamıyla yıkım oldu.. Önce mavi kutu açtırdı, biraz soluklandı.Sonrasında üst üste iki 500 bin TL'lik kutu açtırdı. Emin açtığı kutudan 500 bin TL çıkınca, sinirden kutusunu masadan aşağı fırlattı. Emin, "kader bu kader" diyerek bağırdı. Gerçek hayattaki talihsizlikleri burada da sürdü. Yarışmada son zamanların en kötü performansını sergiledi. Son dörde dört mavi kutuyla girdi. Dakikalarca hıçkırıklara boğuldu. Tuğçe, babasına sarılarak "haketmiyorum ben bunu" diyerek ağladı. Anne ve babası uzun süre teselli sözleriyle kızlarının acısını dindirmeye çalıştı.
Milliyet

1/10/2009

Deniz Seki serbest bırakıldı!


"Uyuşturucu davası" kapsamında yargılanan Deniz Seki tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak tahliye edildi. Adliye çıkışında oldukça neşeli olduğu gözlenen Seki, "Özgürlük kadar değerli hiçbir şey yok yaşasın özgürlük Bakırköy’den bir çıkayım kendimi daha iyi hissedeceğim" dedi.

HAKİM ŞERH KOYDU
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada sanık ve avukatlarının savunmalarından sonra Cumhuriyet Savcısı Selim Berna Altay görüşünü açıkladı. Altay, esas hakkındaki görüşünü hazırlaması için dosyanın kendisine verilmesini istedi. Savcı, Seki’nin de aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi. Talepleri değerlendirmek için duruşmaya yaklaşık 1 saat ara veren mahkeme, tutuklu sanıklar Deniz Seki, Tamer Kılıç ve İbrahim Kaya’nın tahliyesine karar verdi. Mahkeme kararında Hakim İdris Asan "atılı suçu işlediklerine dair haklarında kuvvetli suç şüphesini gösteren bulguların varlığı, bu sanıklar hakkındaki delil durumunun diğer sanıklarla aynı düzeyde olması ve yasal yaptırımı dikkate alınarak sayın çoğunluğun tahliye yönündeki görüşüne katılmıyorum" diyerek tahliyeye katılmadığını belirtti.
Dosyanın esas hakkındaki görüşünü açıklaması için İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na gönderilmesine karar veren mahkeme Hakan Çınar’ın aralarında olduğu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Duruşma 18 Şubat’a ertelendi. Nezarethanede olduğu sırada tahliye haberini alan Seki "Oley" diye çığlık attığı öğrenildi. Adliye çıkışında oldukça neşeli olan Seki, "Özgürlük kadar değerli hiçbir şey yok yaşasın özgürlük Bakırköy’den bir çıkayım kendimi daha iyi hissedeceğim" diye bağırdı

30/9/2009

Su bulunmuyan köyde internet var.



Muş’un Malazgirt İlçesi’ne 5 kilometre uzaklıktaki Mezra köyü sakinleri, yıllardır yaşanan içme suyu sorununun çözümlenmediğini ancak internete kavuştuklarını söyledi.
50 haneli, 300 nüfuslu köyde içme suyu
 ihtiyacı, çeşmeden eşeklerle taşınarak karşılanıyor. 46 yıl önce köye yapılan ilkokulda ise tuvalet yok.

Muş Valiliği’nin geçen yıl köye kurduğu çanak antenle uydu aracılığıyla internetten yararlanan köylülerden Abdurrahman Turhan, “Daha önemli
 sorunumuz su ve kanalizasyon. Göstermelik hizmet yerine temel ihtiyaçlarımızı karşılasınlar” dedi.
(Milliyet)

30/9/2009

KOMİK AYAKKABILAR


Ayakkabılar giyimin önemli bir parçası. Kimimiz markası, modeli ve görünüşüne önem vermeden sadece rahat olanını tercih ediyor. Kimimiz için ise öncelikli olan nasıl durduğu. Birazdan göreceğiniz ayakkabıların niçin dizayn edildiği konusu ise tam bir muamma. Neden mi? Bakın siz de bize hak vereceksiniz...















29/9/2009

Dünya internete ne kadar alıştı?


Bu yılın sonunda, dünyadaki her 100 evden 20’sinde sabit geniş bant internet erişimi olacağı belirtildi.

Gartner araştırma şirketinin konuyla ilgili raporundan derlenen bilgilere göre, ekonomik kriz dolayısıyla yavaşlayan iletişim sektörü, yeniden atağa geçti.

Mobil internet erişiminden farklı olarak bu yıl sonunda 442 milyon evden sanal dünyaya erişileceği bildirilen raporda, bu rakamın 2008 yılında 382 milyon olarak hesaplandığı, 2013 yılında 580 milyonu geçmesinin beklendiği ifade edildi.

Batı Avrupa ülkelerinde geçen yıl 99 milyon olan sabit geniş bant internet abone ev sayısı, 6 milyon daha artarak bu yıl sonunda 105 milyona ulaşacak. Bu ülkelerden Hollanda, küçük bir ülke olmanın avantajını sonuna kadar kullanacak. Hollanda’da 2013 yılın kadar evlerin yüzde 88’inin geniş bant internet erişimine sahip olacağı tahmin ediliyor.

Geçen yıl sonu itibarıyla tüm evlerin en az yüzde 50’sinde sabit geniş bant internet hizmeti bulunan ülke sayısı, 21 olarak belirlendi. Güney Kore yüzde 86 ile ilk sırada, Endonezya ise yüzde 1 ile son sırada yer aldı.

Gartner’ın araştırması, DSL, kablo modem, FTTH/FTTP/Ethernet ve benzeri yüksek hızlı internet teknolojileri üzerine yapıldı.

Gartner’in geçen yıl yaptığı ve yüzde 50’nin üzerinde "Genişbant Doygunluk Oranı" olan ülkeler listesi şöyleydi:

  SABİT GENİŞ BANT      YÜZDELİK

  Ülke                  Oran
  Güney Kore            86
  Hollanda              80
 
Danimarka             75
 
Hong Kong             72
 
Kanada                69
 
İsviçre               69
 
Norveç                67
 
Yeni Zelanda          65
 
Fransa                63
 
Singapur              63
 
İngiltere             63
 
Finlandiya            62
 
Tayvan                61
 
ABD                   60
 
Belçika               58
 
Japonya               57
 
İspanya               56
 
Almanya               55
 
Avustralya            55
 
İsveç                 54
 
İrlanda               54
Milliyet

29/9/2009

Bu görüntüler Acun'un başını ağrıtacak

Bir izleyici 'Var mısın yok musun?'da öyle bir görüntü kaydetti ki, Acun Ilıcalı'nın başı fena ağrayacak gibi

Var Mısın Yok Musun'da içinde 500 bin olması gereken ve açılmayan kutu yanlışlıkla açıldı. Kısa bir süre ekranda kalan kutunun içini görenler şoke oldu.

Bir vatandaş bu durumu kaydetti. İşte o görüntüler: Son haftalarda heyecanı doruklarda gezen Var Mısın Yok Musun’da cumartesi günü şok yaşandı. Açılmayan kutulardan birinin boş olduğu kayıtlara girdi.

Yarışmada sürekli en sona bir 500 bin kalıyor ancak kimse bu parayı kazanamıyordu. Ekran Timi’nin dikkat çektiği bu durumun ardından Cumartesi günü bir şok yaşandı.

Sidal adlı yarışmacının yarıştığı programın sonunda açılmayan kutulardan biri, programın bitişi sırasında yanlışlıkla açılınca kutunun boş olduğu kısa bir sürede olsa kayıtlara girdi. Bir vatandaşın tespit ettiği bu durum video paylaşım sitelerinde yerini aldı.

Banttan yayınlanan bir programda böyle bir durumun yaşanması ve buna bir açıklama getirilmemesi kafaları karıştırdı. Kutudaki yazının düşmüş olma ihtimali ve noterin unutkanlığını ihtimallerinin de değerlendirilmesi gereken bu görüntüler, Acun Ilıcalı’nın başını ağrıtacak gibi.
Milliyet

28/9/2009

Hanımın Çiftliğinin Resimleri


HANIMIN ÇİFTLİĞİNİN EVİ





28/9/2009

Hanımın Çiftliği (Tekrar)




Yapım :Gold Filmcilik
Yapımcı : Faruk Turgut
 Yönetmen : Faruk TeberSenaryo : Zülküf Yücel
Oyuncular : Mehmet Aslantuğ (Muzaffer), Özgü Namal (Güllü), Caner Cindoruk (Kemal), Ebru Özkan (Halide), Ali Düşenkalkar (Kabak Hafız), Hakan Boyav (Berber Reşit), Mehmet Çevik (Cemşir), Necip Memilli (Zaloğlu), Zuhal Gencer (Zehra), Evrim Solmaz (Gülizar), Tuğçe Ersoy (Pakize), Kadir Özdal (Yılmaz), Can Kolukısa (Yasin Ağa), Işık Aras (Seyyare), Güzin Çorağan (Meryem), İmer Özgüm (Fattum), Haki Biçici (Hamza), Tayfun Sav (Paşazade), Zeynep Kaçar (Neriman), Tayfun Eraslan (Zekai), Nazan Ayaz (Hacer)
 Özet:Kanal D’nin, büyük beğeniyle izlenen dizisi “Hanımın Çiftliği” bu akşam da heyecan dolu bir bölümle ekrana geliyor. Orhan Kemal’in aynı adlı romanından televizyona uyarlanan dizide başrolleri, Mehmet Aslantuğ, Özgü Namal ve Caner Cindoruk paylaşıyor. Dizinin bu bölümünde; Güllü ile Kemal, planlarını uygulamaya koyup kaçıyorlar. Muzaffer Bey, Zaloğlu’nun Güllü’yü almasını kabul etmiştir. Bu haber, hem Zaloğlu’nu hem de Cemşir ve yandaşlarını rahatlatmıştır. Güllü, Zaloğlu ile kesin evlendirilecektir. Hüküm verilmiştir.Güllü’nün ise tek bir çaresi vardır, o da kaçmak. Bu durum Kemal ve Güllü’yü tahminlerini aşan bir noktaya sürükleyecektir. Ama artık geri dönüş yoktur.Durumu fark eden Cemşir, Hamza ve Reşit hiç vakit kaybetmezler. Kemal’in kapısına dayanacaklardır. Kızı ne yapıp edip alacaklardır.Kemal ve Güllü’nün şehri terk etmeleri gerekmektedir. Yakalanmaları an meselesidir. Peki, bu kaçış onları kurtarabilecek midir?




More Cool Stuff At POQbum.com

Bağlantılarım

 

 


Myspace Stuff

Calendar Provided By : SeekCodes.com

Blogcu ile yapıldı